Ahmet Haşim, 1921’de nesir yazmaya başlamıştır. İlk nesirlerini topladığı Bize Göre ile Türk Edebiyatının ‘en orijinal üslupçusu’ olarak kabul edilmiştir. Ahmet Haşim‘in derli toplu, bir konu etrafında şekillenen yazılarında zarif, ince, sanatlı, işlenmiş, nükteli, şiirsel bir dil dikkati çekmektedir. Bize Göre’de 42 fıkra bulunmaktadır. Eserden Seçmeler GARDEN BARDA KONUŞAN İKİ ADAM – Şu ışıklar içinde… Okumaya devam et BİZE GÖRE
Etiket: 100 Temel Eser
Şehir Mektupları
Kitap Özeti (Şehir Mektupları – Ahmet Rasim) 2. Mektup’tan Boğaziçi, yer yer, mesirelerini açıyor. Sefa günleri geldi. Baharın kalan kısmı, yaz başlangıcı ile birleşerek, ne pek terletici ne de üşütücü esen yellerle, o zarif girintinin kıyılarını ve tepelerini tazelikle kaplamış. İnsan, derhâl bir kayığa veya sandala atlayarak gün batarken tepeden tepeye aks eden renk oyunlarını,… Okumaya devam et Şehir Mektupları
Atasözleri
Atasözleri, geniş halk yığınlarının yüzyıllar boyunca oluşturdukları deneyimlerden gözlemlerden ve bunlara dayanan düşüncelerden doğmuştur. Toplumun ortak düşünce ve tutumunu belirtir, insanlara yol gösterir, Öğüt verir. Genel yargılı, kalıplaşmış; kısa ve özlü sözlerdir. Az sözle çok şey anlatırlar. “Atalarımızın uzun denemelere dayanan yargılarını genel kural, bilgece düşünce ya da öğüt olarak kalıplaşmış biçimleri bulunan, kamuca belirlenmiş… Okumaya devam et Atasözleri
Dede Korkut Hikayeleri
Günümüze kadar gelmemiş olan ve on iki epik hikayeden oluşan Dede Korkut Kitabı’nın diğer adı Oğuz Destanı (Oğuzname)’dır. Kuzeydoğu Asya’daki Göktürk Devletini oluşturan halklardan olan Oğuzlar, sonradan güneybatıya doğru göç ederek, X. yüzyılda Maveraünnehir ve civarındaki bozkırları yurt edinmişlerdir. Müslümanlığı kabul eden Oğuzlar, X. ve XI. yüzyıllarda, o zaman müslüman olmayan Kıpçaklarla sürekli olarak çarpışmışlardır.… Okumaya devam et Dede Korkut Hikayeleri
YUNUS EMRE DİVANINDAN SEÇMELER
YUNUS DİVANINDAN SEÇMELER Yunus’un Şair Olması: Bir gün Rum erenleri Taptuk’un tekkesinde toplanır, Taptuk cezbeye gelir ve Yunus-ı Guyende isimli bir erene: “Yunus söyle!” der, üç kez tekrar etmesine rağmen ondan ses çıkmaz. Bunun üzerene Yunus Emre‘ye dönüp: “Bizim Yunus vakit oldu, o hazinenin kilidini açtık, nasibini alıverdin sen söyle.” der. Bunun üzerine Yunus’un dili… Okumaya devam et YUNUS EMRE DİVANINDAN SEÇMELER
KUTADGU BİLİG
Bu eser mesnevi türünde kaleme alınmış 6645 beyitlik bir siyasetnamedir. Eser, bütün klasik şark eserleri gibi Allah’a hamd, Peygambere ve dört halifeye övgü ile başlar. Ardından baharın güzelliklerini tasvir ile devam eden şair, usta bir şekilde bahar tasvirinden hükümdarın övgüsüne geçer. İsminden de anlaşılacağı gibi eser, insana her iki dünyada, tam manasıyla kutlu olmak için… Okumaya devam et KUTADGU BİLİG
POLLYANNA
KONUSU: Yaşam koşullan ne kadar zor ve acımasız olursa olsun, her şeye rağmen, iyimserliğini kaybetmeyen bir çocuğun çevresini de etkileyişi anlatılmaktadır. Pollyanna, on bir yaşında küçük bir kızdır. Annesi ve babası ölünce, ortada kalır. Bir müddet yardımsevenler derneğinin himayesinde yaşar. Sonra da, çok zengin olan teyzesi onu yanına almayı kabul eder. Bir Haziran sabahı,… Okumaya devam et POLLYANNA
DEĞİRMENDEN MEKTUPLAR
KONUSU: Şehrin kalabalığından ve insanların tutarsız davranışlarından kaçıp kırlara sığman yazarın, bulunduğu çevredeki gözlemlerini anlatmaktadır. Yerleşme: Buraya gelişime en çok şaşıran tavşanlar oldu. Geldiğim gün, en aşağı yirmi tane tavşan vardı. Beni, görünce gittiler. Umarım yine gelirler. İkinci kattaki baykuş hoşuma gittiği için onunla yeni kira sözleşmesi yaptım. ‘ ‘ ‘Ai’ Değirmenimden çok… Okumaya devam et DEĞİRMENDEN MEKTUPLAR
Anton Çehov Hikayeleri
HİKAYELER Söğüt Ağacı: B ve T. kasabaları arasındaki bozuk posta yolunda derenin kıyısındaki Andreyev’in, kendisi gibi yaşlı söğüt ağacına yaslandığı için ayakta durabilen değirmeni ve iki kişilik kalın gövdeli söğüt ağacı vardır. Bu ağaç, sadece değirmene değil, yaşlı Arhip’e de arkadaştır. Arhip, gündüz balık avladığı söğüdün dibinde, gecede oturur durur. Otuz yıl öncesiydi.… Okumaya devam et Anton Çehov Hikayeleri
SOL AYAĞIM
KONUSU: Doğuştan özürlü olan bir çocuğun, özellikle annesinin çabası ve yardımlarıyla, içindeki yaratıcı yeteneği kullanarak, hayata karşı verdiği tutunma mücadelesi anlatılmaktadır. “A” Harfi: 5 Haziran 1932’de hastanede doğdum. Toplam yirmi iki çocuğu olan ve bunların on üçü yaşayan, bir ailenin çocuğuydum. Dört aylıkken, annem kafamın kendiliğinden arkaya düştüğünü fark etmiş. Zamanla, ellerimin her… Okumaya devam et SOL AYAĞIM