Deyim nedir? Genellikle gerçek anlamı dışında kullanılarak ifadeyi zenginleştiren, iki veya daha fazla kelimeden oluşan kalıplaşmış söz dizisine deyim denir. Bütün dillerde olduğu gibi, Türkçe’de de çeşitli kalıplaşmış anlatımlar vardır: tamlamalar, birleşik sözcükler, ikilemeler, atasözleri, deyimler… Deyim, en az iki sözcükten kurulan, konuşmada ve yazıda anlatım gücünü artıran, anlam yönünden yer yer mantık dışına taşan… Okumaya devam et Deyimler
Kategori: Sözlükler
A Sözlüğü Sayfa 1 (Deyim)
Acemi çaylak : Toy, tecrübesiz, beceriksiz kimse. Acemilik çekmek : -1. Bir işte bilgisiz ve deneyimsiz olduğu içjn sıkıntı çekmek. -2. Bir yerin yabancısı olduğu için bocalamak. Acem kılıcı gibi İki tarafı (taraflı) kesmek: Yandaşlarına da, karşıtlarına da zarar vermek, her iki yanı da kırmak. Acentadan çıkma : Yeni, gıcır gıcır (araba). Acı çekmek (duymak)… Okumaya devam et A Sözlüğü Sayfa 1 (Deyim)
B Sözlüğü (Deyim)
Baba adam : Yaşlı, hoşgörülü, yardımsever adam. Babaları tutmak (üstünde olmak): Sinir ve öfkeden bağırıp çağırmak, çok öfkelenmek. Babamın adı Hıdır, elimden gelen budur : “Yeteneğim, gücüm ancak bu kadarını yapmama elveriyor.” anlamında. Babasının hayrına : “Hiçbir çıkar elde etmeden, sadece İyilik olsun diye” anlamında. Bacak kadar: Ufak tefek; kısa boylu (kimse) (Karş.EI kadar.) Badire(yi)… Okumaya devam et B Sözlüğü (Deyim)
C – Ç Sözlüğü (Deyim)
C Cadı kazanı: Alabildiğine dedikodu yapılan, fesat kurulan yer, ortam. Caka satmak : Gösteriş yapmak, büyüktük taslamak ; çalım satmak. Cami yıkılmış ama mihrabı yerinde : Yaşlanmış ama eski güzelliğini pek yıtirmemiş kadın İçin söylenir. Can acısı: Vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı, ağrı. Can afacak (can alıcı) (yer, nokta) : Bir konunun ya… Okumaya devam et C – Ç Sözlüğü (Deyim)
D Sözlüğü (Deyim)
Dağa çıkmak : Hükümete başkaldırıp dağda, kırsal yörelerde eşkıyalık yapmak. Dağa kaldırmak (birini) : İstediğini elde etmek için birini dağa kaçırmak. Dağ başı: -1. Kent dışı, ıssız yer. -2. Yasaların geçmediği, herkesin dilediğini yapabileceği yer. Dağdan gelip bağdakini kovmak : Sonradan geldiği halde oraya kendinden önce gelip yerleşmiş olanların hakkını çiğnemek, onları beğenmez olmak. Dağ… Okumaya devam et D Sözlüğü (Deyim)
E Sözlüğü (Deyim)
Eceli gelmek : -1. İnsanın yaşamı doğal olarak sona ermek, eceli ile ölmek. -2. Doğal olmayan bir nedenle ölmek ya da öldürülmek. Eceline susamak : Ölümüyle sonuçlanabilecek tehlikeli davranışlarda bulunmak. (Kars. Belasını aramak, ölümüne susamak.) Ecel şerbeti içmek : Ölmek. Ecel teri dökmek : Tehlikeli bir durum karşısında büyük korku ve kaygı duymak; kendini ölecekmiş… Okumaya devam et E Sözlüğü (Deyim)
F Sözlüğü (Deyim)
Faka basmak: Tuzağa düşmek, aldatılmak; tongaya basmak. Fal açmak (fala bakmak) : Suya bakarak, kitap, iskambil kâğıdı açarak gelecekten haber vermek. Falakaya çekmek (yatırmak) (birini): Ayaklarını falakaya bağlayarak tabanlarını kalın bir sopa ile dövmek. Fareler cirit atmak (oynamak) (bir yerde) : O yerde hiç kimse bulunmamak, o yer bomboş, ıpıssız olmak. Fark atmak: -1. Fazla… Okumaya devam et F Sözlüğü (Deyim)
G Sözlüğü (Deyim)
Gafil avlamak (birini): Onu habersiz ve hazırlıksız olduğu bir sırada bastırmak, güç duruma düşürmek. Gaf yapmak: Farkında olmadan yersiz bir davranışta bulunmak ya da bir kimseyi incitecek söz söylemek (Kars. Baltayı taşa vurmak, çam devirmek, pot kırmak.) Gaipten haber vermek : Gelecekte neler olacağını söylemek, bilinmeyen âlemden haber vermek Galebe çalmak: Üstünlük sağlamak, yenmek Galeyana… Okumaya devam et G Sözlüğü (Deyim)
H Sözlüğü (Deyim)
Ha babam (ha): -1. Durmadan, sürekli olarak. -2. “Hadi göreyim seni.” anlamında yüreklendirme sözü. Habbeyi kubbe yapmak: Pek önemi olmayan bir şeyi abartmak, önemliymiş gibi göstermek. (Kars. Pireyi deve yapmak.) Haber almak (birinden) : Birinden bir haber, bilgi öğrenmek, kendisine haber iletilmek. Haber atlamak: Bir haberi zamanında alıp yayımlayamamak. Haber çıkmamak : Beklenen haber gelmemek,… Okumaya devam et H Sözlüğü (Deyim)
I – İ Sözlüğü (Deyim)
I Ikınıp sıkınmak : Bir iş yapabilmek için kendini çok zorlamak. Irz düşmanı: Başkalarının namusuna göz diken ve isteğini yasa ve ahlakdışı yollarla sağlamaktan çekinmeyen kimse. Irz ehi: Namuslu (kimse). Irzına geçmek (ırzını bozmak) : -1. Zor kullanarak bir kimseyle cinsel ilişkide bulunrriak. -2. Bir şeyi bozmak, yozlaştırmak. Isıtıp ısıtıp Önüne koymak (bir şeyi) :… Okumaya devam et I – İ Sözlüğü (Deyim)