ŞAMATALI KÖY

ŞAMATALI KÖY   Dedenin dolabında her zaman bir kutu elma, ya da mevsi­mine göre meyve olur. Bize, meyvelerin yanında akide şekeri de verir. Ben şahsen, bir köpeğim olacağına, böyle bir dedemin olma­sını çok isterim. Şalgam seyreltme işinden sonra, sıra samanların samanlığa taşınmasına gelmişti. Bütün gün saman arabalarına binip, saman­ların üzerinde tepİniyorduk. Bir gün, samanlıkta gecelemek… Okumaya devam et ŞAMATALI KÖY

MUTLU PRENS

MUTLU PRENS   KONUSU: Toplumsal çarpıklıklar ve adaletsizlikler çok gü­zel bir şekilde anlatılmıştır.   Aradan saatler geçti. Yine iki köpek balığı geldi ve balığı yemeye başladılar. Yaşlı adamın onlara vuracak sadece sopası kalmıştı. Yine de, her ikisini etkisiz hale getirmeyi başardı. Ancak, balığının yarısı yok olup gitmişti. Şehrin yukarılarında, uzun bir sütunun üzerinde, Mutlu Prens’in… Okumaya devam et MUTLU PRENS

YAŞLI ADAM VE DENİZ

YAŞLI ADAM VE DENİZ   İHTİYAR BALIKÇI Sandalıyla balıkçılık yapan, Santiago isimli yaşlı balıkçı, tam seksen dört gündür bir tane dahi balık avlayamamıştı. Bu yüzden, yıllardan beri kendisine yardımcılık yapan küçük Manolin bile, başka bir balıkçının yanında çalışmaya başlamıştı. Ama, yine de fırsat buldukça gelip, yaşlı balıkçıya yardım ediyordu. Diğer balıkçılar, artık onunla dalga geçiyorlardı.… Okumaya devam et YAŞLI ADAM VE DENİZ

ÖLÜMSÜZ AİLE

ÖLÜMSÜZ AİLE   Kasabanın girişinde Foster’lere ait, üzerinde sanki dersin “Bana girmeyin” diye levha bulunan, kare şeklinde bîr ev ve bir koru vardır. Bu koruya da şimdiye kadar hiç kimse gitmemiştir. Evin tek çocuğu VVinnie de oraya hiç gitmemiştir. Zaten, buraya birileri girmiş olsa idi, ortadaki dişbudak ağacının kökleri arasın­dan çıkan küçük pınarı, çakıl taşlarıyla… Okumaya devam et ÖLÜMSÜZ AİLE

YAĞMUR YAĞDIRAN KEDİ

YAĞMUR YAĞDIRAN KEDİ   Yağmur Yağdıran Kedinin Ayağı:   Alfonso isimli büyük kediyi, akşamüzeri, ayağını kulağının üzerinden geçirirken görünce, “Yağmur yağacak.” dediler. Gerçek­ten de, bir gün sonra gün boyu yağmur yağdı. Büyükler tarlaya çalışmaya gidemedikleri için Öfkeliydiler. Oynayan çocuklara bakıp bakıp söyleniyorlardı. Kediye de kızıyorlardı: “Ambarlarda fareler cirit atıyor, bu burada yan gelmiş yatıyor.” diyorlardı.… Okumaya devam et YAĞMUR YAĞDIRAN KEDİ

UÇAN SINIF

UÇAN SINIF KONUSU: Rıfat İlgaz’ın “Hababam Sınıfı”na çok benzeyen bir sınıf anlatılmaktadır. Çocuklar, tüm yaramazlıklarına rağmen, temiz ve dürüsttürler. Onları da ancak, aynı sıralardan geçmiş olanlar anlayabilirler.   Yer yatılı bir lisedir. Kahramanlarımız edebiyat meraklısı Johnny Trotz, sınıf birincisi Martin Thaler ve karnı her zaman aç olan Matthias Selbmann, Fridolin, Uli ve daha birçokları… Kah­ramanlarımızdan… Okumaya devam et UÇAN SINIF

PETER PAN

PETER PAN   Yedi günlük Peter Pan’ın bir an önce büyümesini, annesi ve babası çok arzu ediyorlardı. Onun için yapacakları yaş günü kut­lamalarını iple çekiyorlardı. Peter Pan, bildiğimiz çocuklardan değildi. Büyük bir insanın bilgisi, tecrübesi ve olgunluğuna sahipti. En büyük dileği, rüya­sında gördüğü “Rüya Bahçeleri”ne gidebilmekti. Bu arzusu ona öyle bir güç verdi ki, kanadı… Okumaya devam et PETER PAN

BEYAZ YELE

BEYAZ YELE   KONUSU: Bu romanda, on iki yaşındaki bir çocukla beyaz bir at arasındaki dostluk anlatılmaktadır. Folko ile Beyaz YeJe’nin unutulmaz dostluğu…Folko, yüreği sevgiyle dolu yoksul bir ba­lıkçı çocuğu. Beyaz Yele, başıboş at sürüleriyle özgürce dolaşan, kimselerin ele geçiremediği, yabanıl, bembeyaz bir yılkı atı, bir prens. İlköğretim ve Öğretim çağındaki çocuklar kadar, büyüklerin de… Okumaya devam et BEYAZ YELE

İNCİ

iNCİ KONU: Büyük ve çok değerli bir incinin çevresinde gelişen olaylar zinciri, Steinbeck’in şiirsel anlatımıyla destansı boyutlara ulaşıyor. Açgözlülüğün, doymak bilmez kar hırsının insanı nere­lere kadar sürükleyebileceği, belki de hiçbir romanda böylesine vurucu anlatılmamıştır.   Kahramanımız genç, dinamik, siyah saçlı, parlak ve delici gözlere sahip olan Kino, her zamanki gibi sabah erkenden uyandı. Eşi Juano… Okumaya devam et İNCİ

80 GÜNDE DEVR-İ ALEM

80 GÜNDE DEVR-İ ALEM   Phileas Fogg, kimsenin hakkında hiçbir şey bilmediği zengin ve kibar bir İngiliz beyefendisidir. Son derece düzenli bir hayat sürmesi, titiz ve dakik yaşayan biri olmasıyla ünlüdür. Bir gün, üyesi olduğu “Londra Kulübü”nde, gerçekleştirilmesi imkânsız gibi görünen bir konuda, servetinin yarısını ortaya koyarak iddia­ya girer: Dünyanın çevresini 80 günde dolaşacaktır, hem… Okumaya devam et 80 GÜNDE DEVR-İ ALEM