NASREDDİN HOCA FIKRALARI

Sağlam bir İslam inancına, köklü bir di­ni bilgiye, ciddi bir ahlaki yapıya sahip bir kişiliktir. Tasavvuf kültürüne de vâkıf olan Hoca, birçok tarihî yazma eserde evliyalar arasında zikredilir. Nasreddin Hoca, Evliya Çelebi Seyahatnamesi‘nde “hakîm ulu bir can” olarak tanıtılır. Nasrettin Hoca Fıkraları ile İlgili en eski kaynak olan Ebu’l-Hayr Rûmî’nin Saltuknamesi’nde (M. 1495) Sarı Saltuk, Nasreddin… Okumaya devam et NASREDDİN HOCA FIKRALARI

YUNUS EMRE DİVANINDAN SEÇMELER

YUNUS DİVANINDAN SEÇMELER Yunus’un Şair Olması: Bir gün Rum erenleri Taptuk’un tekkesinde toplanır, Tap­tuk cezbeye gelir ve Yunus-ı Guyende isimli bir erene: “Yunus söyle!” der, üç kez tekrar etmesine rağmen ondan ses çık­maz. Bunun üzerene Yunus Emre‘ye dönüp: “Bizim Yunus vakit oldu, o hazinenin kilidini açtık, nasi­bini alıverdin sen söyle.” der. Bunun üzerine Yunus’un dili… Okumaya devam et YUNUS EMRE DİVANINDAN SEÇMELER

KUTADGU BİLİG

Bu eser mesnevi türünde kaleme alınmış 6645 beyitlik bir siyasetnamedir. Eser, bütün klasik şark eserleri gibi Allah’a hamd, Peygambere ve dört halifeye övgü ile başlar. Ardından baharın güzelliklerini tasvir ile devam eden şair, usta bir şekilde bahar tasvirinden hükümdarın övgüsüne geçer. İsminden de anlaşılacağı gibi eser, insana her iki dünyada, tam manasıyla kutlu olmak için… Okumaya devam et KUTADGU BİLİG

POLLYANNA

KONUSU: Yaşam koşullan ne kadar zor ve acımasız olursa olsun, her şeye rağmen, iyimserliğini kaybetmeyen bir çocuğun çevresini de etkileyişi anlatılmaktadır.   Pollyanna, on bir yaşında küçük bir kızdır. Annesi ve babası ölünce, ortada kalır. Bir müddet yardımsevenler derneğinin hi­mayesinde yaşar. Sonra da, çok zengin olan teyzesi onu yanına almayı kabul eder. Bir Haziran sabahı,… Okumaya devam et POLLYANNA

DEĞİRMENDEN MEKTUPLAR

KONUSU: Şehrin kalabalığından ve insanların tutarsız dav­ranışlarından kaçıp kırlara sığman yazarın, bulunduğu çevredeki gözlemlerini anlatmaktadır.   Yerleşme:   Buraya gelişime en çok şaşıran tavşanlar oldu. Geldiğim gün, en aşağı yirmi tane tavşan vardı. Beni, görünce gittiler. Umarım yine gelirler. İkinci kattaki baykuş hoşuma gittiği için onunla yeni kira sözleşmesi yaptım. ‘ ‘ ‘Ai’ Değirmenimden çok… Okumaya devam et DEĞİRMENDEN MEKTUPLAR

Anton Çehov Hikayeleri

HİKAYELER   Söğüt Ağacı:   B ve T. kasabaları arasındaki bozuk posta yolunda derenin kıyısındaki Andreyev’in, kendisi gibi yaşlı söğüt ağacına yaslan­dığı için ayakta durabilen değirmeni ve iki kişilik kalın gövdeli söğüt ağacı vardır. Bu ağaç, sadece değirmene değil, yaşlı Arhip’e de arkadaştır. Arhip, gündüz balık avladığı söğüdün dibinde, gecede oturur durur. Otuz yıl öncesiydi.… Okumaya devam et Anton Çehov Hikayeleri

SOL AYAĞIM

KONUSU: Doğuştan özürlü olan bir çocuğun, özellikle an­nesinin çabası ve yardımlarıyla, içindeki yaratıcı yeteneği kullana­rak, hayata karşı verdiği tutunma mücadelesi anlatılmaktadır.   “A” Harfi:   5 Haziran 1932’de hastanede doğdum. Toplam yirmi iki çocuğu olan ve bunların on üçü yaşayan, bir ailenin çocuğuydum. Dört aylıkken, annem kafamın kendiliğinden arkaya düştüğünü fark etmiş. Zamanla, ellerimin her… Okumaya devam et SOL AYAĞIM

İNSAN NE İLE YAŞAR

  Kunduracı Simon, karısı ve çocuklarıyla birlikte bir köylü­nün evinde oturuyordu. Kazancı, ancak boğazlarına yetiyordu. O kadar, fakirdi ki, karı koca parça parça olmuş aynı paltoyu giyi­yorlardı. Yeni palto yaptırmak istiyordu. Fakat, o kadar parayı nasıl toplayacaktı. Bir ümitle, köydeki alacaklarını toplamak için gitti. Ancak, yirmi köpekten fazla toplayamadı. Canı çok sıkıldığı için onunla da… Okumaya devam et İNSAN NE İLE YAŞAR

HEIDI

KONUSU: Kitapta, her ne olursa olsun, saflık ve dürüstlü­ğün bir gün mutlaka kazanacağı teması işlenmektedir.   Küçük Heidi annesini ve babasını küçük yaşta kaybeder. Teyzesi Heidi’ye sekiz yaşına kadar bakar. Bundan sonra küçük kıza büyük babası bakacaktır. Büyük baba görünüşte aksi bir adamdır. Alp dağlarındaki kulübesinde yalnız yaşamaktadır. Heidi’nin gelişi ile her şey çok daha… Okumaya devam et HEIDI

MOMO

KONUSU: Kitapta, insanların “vakit nakittir” diyerek, sürekli olarak çalışıp, birbirlerine ve doğadaki güzelliklere zaman ayır­madıkları ve süreç içerisinde nasıl birer makine parçası haline geldikleri akıcı bir tarzda anlatılmaktadır.   BİRİNCİ BOLUM: Büyük Bir Kent ve Küçük Bir Kız: Çok eski zamanlarda, sı­cak ülkelerde, büyük ve görkemli kentler vardı. Büyük saraylar, tapınaklar ve şatoların yaranda, kentin… Okumaya devam et MOMO