U-Ü Sözlüğü (Deyim)

Ucu bucağı olmamak (bulunmamak, görünmemek): Bir yer, alan so­nu yokmuş gibi görünmek, çok geniş olmak. Ucu (birine) dokunmak: Biri o işten zarar görmek. Ucunda bir şey olmak: Düşünülen, uygulamaya konan bir işin açık­ça belirtilmeyen bir amacı olmak. Ucunda ölüm yok ya : “Yapılması gereken bu iş ölümle bitmeyecek ya.” anlamında avunma (avutma) sözü. Ucunu bırakmak… Okumaya devam et U-Ü Sözlüğü (Deyim)

Y Sözlüğü (Deyim)

Yabana atmak (bir şeyi) : Onu önemsememek, önemsiz görmek. Ya bu deveyi gütmeli, ya bu diyardan gitmeli: “Ya buranın koşulları­na uyup çalışırsın ya da buradan gidersin.” anlamında, tehdit yollu söylenir. Ya dayak (sopa) yememiş, ya sayı bilmiyor: Özellikle parayla ilgili bir konuda aşın bir görüş belirten kimsenin bu durumu için söylenir. Ya devlet başa, ya… Okumaya devam et Y Sözlüğü (Deyim)

Z Sözlüğü (Deyim)

Zahmet çekmek : Sıkıntıya, zorluğa katlanmak, Zahmete girmek: Biri için yorgunluğa, sıkıntıya fcatfatimak. Zahmele sokmak (birini) : Ona kendisi, işi için yorgunluk ¦yarmak, masraf eftifmek. Zamana bırakmak (bir şeyi): Bir şeyin daha iyi olabilmesi için uy- gun durum ve koşulların oluşmasın! beklemek Zamana uymak: Genel olarak yaşayışını içinde bulunulan zamanın gereklerine uydurmak; Zamane çocuğu: Yaşanılan… Okumaya devam et Z Sözlüğü (Deyim)

A Sözlüğü Sayfa 2 (Deyim)

Ağzını sıkı (pek) tutmak : Sır vermemek, boşboğazlık etmemek. Ağzını sulandırmak: İmrendirmek. Ağzını topla : “Konuşmana dikkat et, terbiyeli konuş!” anlamında. Ağzını (çenesini) tutmak : İleri geri konuşmamak, sır saklamak. Ağzını yoklamak : Ağzını aramak. Ağzı pek (sıkı): Sır saklamayı bilen (kimse). Ağzı pis : Sövmeyi, açık saçık konuşmayı huy edinmiş .(kimse). Ağzı sulanmak :… Okumaya devam et A Sözlüğü Sayfa 2 (Deyim)

A Sözlüğü Sayfa 3 (Deyim)

Allah yarattı dememek: Acımasızca dövmek, hırpalamak, cezalandır­mak. Allah “Yürü ya kulum” demiş : “Kısa sürede her giriştiği işten para ka­zandı.” anlamında. Allak bullak etmek (bir şeyi) (birini) : -1. Onu karıştırmak, bozmak, darmadağınık etmek. -2. Onu sağlıklı düşünemeyecek duruma getir­mek. (Kars. Altüst etmek, karmakarışık etmek.) Allak bullak olmak : -1. Düzeni bozulmak. -2. Sağlıklı düşünemez… Okumaya devam et A Sözlüğü Sayfa 3 (Deyim)