Havuz Başı

Havuz Başı: Beyazıt Havuzu’nun kenarındaki kanepelerden birine otur­muş sizi bekliyorum. Yaşını almış bir adamın, yirmi yaşındaki çocuk hevesini yaşamak istemesi, ne bileyim… Sizi bekliyorum, siz geçmediniz. Yüzünüzü göremedim. Bayramım, çocukluk bayramım salıncaksız geçmiş gibi gözüme yaş doldu… Ya hastaysaruz!.. Sanki hastaydınız. Ziyaretinize gelmiş, lazım olan ilaçları ka­raborsadan temin etmiş, iyileşmenizi sağlamıştım….. “Allah esir­gesin, bir daha… Okumaya devam et Havuz Başı

Sarnıç

Sarnıç Dağın eteğine beyaz minareleriyle sarılmış bu şehrin lisesin­de biz herhangi bir sınıftık. Herhangi bir son sınıf olduk. Bir gün ardımıza dönüp bakmadan başkalarına bıraktık…Biz ne kadar seviniyorduk!.. Sanıyorduk ki, önümüzde hayat… Her gün bir başka uykuya yatıp bir başka rüya göreceğiz… Birbirimizi liseden beri bırakma­yan dört arkadaş, evlenmiştik ve aynı mahallede oturuyorduk… Çevremizde her… Okumaya devam et Sarnıç

Semaver

Semaver: Ali nihayet iş bulmuştu. Bir haftadır fabrikaya gidiyordu. Annesi de bu işe çok sevinmişti. Bugün de annesinin seslenmesi üzerine kalktı. Yataktan yemek odasına kucak kucağa geçtiler. Odanın içini kızarmış ekmek kokusu doldurmuştu. Semaver, ne güzel kaynardı. Sabahları Ali’nin bir semaver, bir de fabrikanın önünde bek­leyen salep güğümü hoşuna giderdi. Kahvaltısını yaptıktan sonra evden çıkıp… Okumaya devam et Semaver

Mahalle Kahvesi

Mahalle Kahvesi Sık sık gittiğim kahve, sapa bir yerde idi. Mevsim kış olduğu için, bahar ve yaz akşamları pek sevimli olan bahçesinde değil, içeride oturuyorduk. Evimden çıkınca ortalığın sessizliğini, bu sessizliğe lapa lapa kar yağdığını görmüş, yürümek hevesine kapılmış­tım… Geldiğim de fazla kalabalık olmayan kahveye, sonraları tek tük birkaç kişiden başka gelen olmadı…Bense bazen buğusunu… Okumaya devam et Mahalle Kahvesi

YER ALTINDA BİR ŞEHİR

YER ALTINDA BİR ŞEHİR (KEMALETTİN TUĞCU)  KONUSU: Lozan Barış Antlaşmasından sonra, Türkiye sı­nırları dışında kalan Türklerin uğradıkları eziyetler neticesinde, kaçarak ana vatana sığınmak isterlerken, yolları üzerinde rastla­dıkları bir yer altı şehri ve oranın insanları anlatılmaktadır. ÖZETİ: Kaçan üç kişi, Osman Baba, Sadık ve Celal. Peşlerinde asker­ler. Yüksek dağlara tırmanarak kurtulurlar. Bir krater gölünün yanında soluklanırlarken,… Okumaya devam et YER ALTINDA BİR ŞEHİR

KUKLACI

KUKLACI (KEMALETTIN TUĞCU) KONUSU: Kitapta, eski bir bürokrat emeklisi olan Recai Bey’in ailesinin, torunu hariç, kendisinden devamlı faydalandık­ları halde; onu hiçe saymaya çalışan eşi, damadı, oğlu ve gelini ile olan çekişmeleri neticesinde, onlardan uzak kalarak kafasını din­lemek için, sakın bir liman vazifesi gören kuklacılık ile meşgul olması anlatılır. Vali Yardımcılığından emekli Recai Bey, kendisine ait… Okumaya devam et KUKLACI

SEVDALI BULUT

SEVDALI BULUT (Masal) AZ GİTTİLER, UZ GİTTİLER: Başımı, ninemin dizine koyardım… Ninem, çocukların gö­züne uykuyu, yıldızlı bir gece gibi dolduran masalları bilirdi. Masallar birbirine benzerdi…Az gidip, uz gidip, dere tepe düz gidip, arkaya bakılınca bir arpa boyu yol gidildiğini görmek yok mu, işte bunu benim küçük kafam almazdı. SEVDALI BULUT Derviş geldi, servinin altına oturdu,… Okumaya devam et SEVDALI BULUT

HAVAYA UÇAN AT

HAVAYA UÇAN AT (Masal) Kitapta, konulan “Binbir Gece Masallarından alınmış on tane masal bulunmaktadır: 1. Masal: HAVAYA UÇAN AT 2. Masal: CESUR GEMİCİ 3. Masal: PAŞA KIZI İLE KÖYLÜ ÇOCUĞU 4. Masal: HASAN’IN RÜYASI 5. Masal: İNSAN MI, YILAN MI? 6. Masal: İHTİYARIN ESRARI 7. Masal: MAVİ SAKALLI ADAM 8. Masal: FALCININ LÂMBASI 9. Masal:… Okumaya devam et HAVAYA UÇAN AT

AKIN

AKIN (Şiir-Piyes) Akın, konusunu İslamiyet öncesi Türk Tarihinden almakta­dır. Anayurt’taki iç denizin kuruması olayı, şiir-piyes biçiminde, destan olarak anlatılmaktadır. Yıllarca süren kuraklığın sona er­mesi için, yasa gereğince, İhtiyar Hakan İstemi Han’ın kurban edilmesi gerekmektedir. İstemi Han’ın hedefi ise, suyu, yeşili, ağacı bol bereketli topraklara akınlar düzenleyerek, yerleşmek için yeni yurtlar ele geçirmektir. Gün, Batı ve… Okumaya devam et AKIN

BENİM KÜÇÜK DOSTLARIM

BENİM KÜÇÜK DOSTLARIM (Anı-Roman) KONUSU: Yazarından dinleyelim: Çocukları pek severim. Ha­yatla her insanın bir zaafı, bir alışkanlığı vardır. Benim tek büyük zaa­fım da -niçin itiraf etmemeli- çocuk sevgisidir! Ve bu aşk yüzünden ışık çevresinde dönen pervane misali öğretmenlik mesleğine tutulup kalışım bundandır. Yalnız sevimli, terbiyeli, zeki ve çalışkan olanları değil, -Böylesini herkes sever!- ben sevimsiz,… Okumaya devam et BENİM KÜÇÜK DOSTLARIM