Fehim Bey, Bursa eşrafından birinin oğludur. Galatasaray’da okumuş, bir süre Babıâli’de aylıksız olarak çalışmış; babası İstanbul’a geldiğnde durumunu anlamasın diye büyük bir konak tutmuş, döşeyemediği bu konağın boş odalarında sabahları keman çalmış; günün birinde Londra elçiliği üçüncü katibi olmuştur. Bu iş kendisine o kadar önemli görünmüş olacak ki, Londra’nın en büyük terzisine gidip, bir sefaret… Okumaya devam et FEHİM BEY ve BİZ
Kategori: Roman Özetleri
Roman Özetleri
YAPRAK DÖKÜMÜ
Ali Rıza Bey namuslu bir memurdur. İşinden çıkarılmıştır. Fikret, Necla, Leyla adında üç kızı; Şevket adında bir oğlu vardır. Şevket bir bankada memurdur. Evin bütün yükü onun üstündedir. Üstelik bir de Ferhunde adlı daktilocu bir kız ile evlenmiştir. Leyla, Necla ve Ferhunde modern hayat ve eğlence düşkünüdürler. Haftada iki gece evde toplantı yapılmaktadır. Şevket bütün… Okumaya devam et YAPRAK DÖKÜMÜ
Şık
Kitap Özeti (Şık özeti– Hüseyin Rahmi Gürpınar) Doğuştan aptal denecek kadar saf olan Satırzade Şöhret Bey alafrangalığa özenir. Madam Potiş isminde ahlak bakımından düşkün bir kadına rastlar. Onunla birkaç gün daha yasayabilmek için “İstanbul’da bir eşi daha bulunmaz cerbezede ve kadınlarca eli bayraklı tabir edilen derecenin pek üstünde edepsiz bir kadın olan” annesinin küpelerini çalıp… Okumaya devam et Şık
MÜREBBİYE
Kitap Özetleri (Mürebbiye – Hüseyin Rahmi Gürpınar) Dehri Efendi, altmış beş, yetmiş yaşlarında zengin biridir. Ölen karısından biri kız diğeri erkek iki; odalığından da gene biri kız diğeri oğlan iki; küçük çocuğu vardır. Bu iki küçük çocuk için, Anjel isminde Paris’ten İstanbul’a gelmiş ahlakı düşük bir ecnebi kadını mürebbiye olarak alır. Kadın yalıda, Dehri Efendinin… Okumaya devam et MÜREBBİYE
HANDAN
Kuzgunculuk tepesindeki büyük evde, Cemal Bey’in iki kızı ve karısının yeğeni Neriman ve üvey kızları Handan yetiştirilmiş, alafranga eğitim görmüşlerdir. Handan, Hüsnü Paşa adlı bir hariciyeciyle evlenmiş, Avrupa’da yasamaktadır. Neriman, Refik Cemal adında biriyle evlenir. Refik Cemal, bir süre sonra, Abdülhamit’e karşı olduğu sezildiği için, Avrupa’ya sürülür. İkisi, mektuplaşırlar. Neriman her haliyle Handan’ın etkisinde ve… Okumaya devam et HANDAN
SOL AYAĞIM
KONUSU: Doğuştan özürlü olan bir çocuğun, özellikle annesinin çabası ve yardımlarıyla, içindeki yaratıcı yeteneği kullanarak, hayata karşı verdiği tutunma mücadelesi anlatılmaktadır. “A” Harfi: 5 Haziran 1932’de hastanede doğdum. Toplam yirmi iki çocuğu olan ve bunların on üçü yaşayan, bir ailenin çocuğuydum. Dört aylıkken, annem kafamın kendiliğinden arkaya düştüğünü fark etmiş. Zamanla, ellerimin her… Okumaya devam et SOL AYAĞIM
İNSAN NE İLE YAŞAR
Kunduracı Simon, karısı ve çocuklarıyla birlikte bir köylünün evinde oturuyordu. Kazancı, ancak boğazlarına yetiyordu. O kadar, fakirdi ki, karı koca parça parça olmuş aynı paltoyu giyiyorlardı. Yeni palto yaptırmak istiyordu. Fakat, o kadar parayı nasıl toplayacaktı. Bir ümitle, köydeki alacaklarını toplamak için gitti. Ancak, yirmi köpekten fazla toplayamadı. Canı çok sıkıldığı için onunla da… Okumaya devam et İNSAN NE İLE YAŞAR
MOMO
KONUSU: Kitapta, insanların “vakit nakittir” diyerek, sürekli olarak çalışıp, birbirlerine ve doğadaki güzelliklere zaman ayırmadıkları ve süreç içerisinde nasıl birer makine parçası haline geldikleri akıcı bir tarzda anlatılmaktadır. BİRİNCİ BOLUM: Büyük Bir Kent ve Küçük Bir Kız: Çok eski zamanlarda, sıcak ülkelerde, büyük ve görkemli kentler vardı. Büyük saraylar, tapınaklar ve şatoların yaranda, kentin… Okumaya devam et MOMO
ŞAMATALI KÖY
ŞAMATALI KÖY Dedenin dolabında her zaman bir kutu elma, ya da mevsimine göre meyve olur. Bize, meyvelerin yanında akide şekeri de verir. Ben şahsen, bir köpeğim olacağına, böyle bir dedemin olmasını çok isterim. Şalgam seyreltme işinden sonra, sıra samanların samanlığa taşınmasına gelmişti. Bütün gün saman arabalarına binip, samanların üzerinde tepİniyorduk. Bir gün, samanlıkta gecelemek… Okumaya devam et ŞAMATALI KÖY
MUTLU PRENS
MUTLU PRENS KONUSU: Toplumsal çarpıklıklar ve adaletsizlikler çok güzel bir şekilde anlatılmıştır. Aradan saatler geçti. Yine iki köpek balığı geldi ve balığı yemeye başladılar. Yaşlı adamın onlara vuracak sadece sopası kalmıştı. Yine de, her ikisini etkisiz hale getirmeyi başardı. Ancak, balığının yarısı yok olup gitmişti. Şehrin yukarılarında, uzun bir sütunun üzerinde, Mutlu Prens’in… Okumaya devam et MUTLU PRENS