KUKLACI

KUKLACI (KEMALETTIN TUĞCU) KONUSU: Kitapta, eski bir bürokrat emeklisi olan Recai Bey’in ailesinin, torunu hariç, kendisinden devamlı faydalandık­ları halde; onu hiçe saymaya çalışan eşi, damadı, oğlu ve gelini ile olan çekişmeleri neticesinde, onlardan uzak kalarak kafasını din­lemek için, sakın bir liman vazifesi gören kuklacılık ile meşgul olması anlatılır. Vali Yardımcılığından emekli Recai Bey, kendisine ait… Okumaya devam et KUKLACI

SEVDALI BULUT

SEVDALI BULUT (Masal) AZ GİTTİLER, UZ GİTTİLER: Başımı, ninemin dizine koyardım… Ninem, çocukların gö­züne uykuyu, yıldızlı bir gece gibi dolduran masalları bilirdi. Masallar birbirine benzerdi…Az gidip, uz gidip, dere tepe düz gidip, arkaya bakılınca bir arpa boyu yol gidildiğini görmek yok mu, işte bunu benim küçük kafam almazdı. SEVDALI BULUT Derviş geldi, servinin altına oturdu,… Okumaya devam et SEVDALI BULUT

HAVAYA UÇAN AT

HAVAYA UÇAN AT (Masal) Kitapta, konulan “Binbir Gece Masallarından alınmış on tane masal bulunmaktadır: 1. Masal: HAVAYA UÇAN AT 2. Masal: CESUR GEMİCİ 3. Masal: PAŞA KIZI İLE KÖYLÜ ÇOCUĞU 4. Masal: HASAN’IN RÜYASI 5. Masal: İNSAN MI, YILAN MI? 6. Masal: İHTİYARIN ESRARI 7. Masal: MAVİ SAKALLI ADAM 8. Masal: FALCININ LÂMBASI 9. Masal:… Okumaya devam et HAVAYA UÇAN AT

AKIN

AKIN (Şiir-Piyes) Akın, konusunu İslamiyet öncesi Türk Tarihinden almakta­dır. Anayurt’taki iç denizin kuruması olayı, şiir-piyes biçiminde, destan olarak anlatılmaktadır. Yıllarca süren kuraklığın sona er­mesi için, yasa gereğince, İhtiyar Hakan İstemi Han’ın kurban edilmesi gerekmektedir. İstemi Han’ın hedefi ise, suyu, yeşili, ağacı bol bereketli topraklara akınlar düzenleyerek, yerleşmek için yeni yurtlar ele geçirmektir. Gün, Batı ve… Okumaya devam et AKIN

BENİM KÜÇÜK DOSTLARIM

BENİM KÜÇÜK DOSTLARIM (Anı-Roman) KONUSU: Yazarından dinleyelim: Çocukları pek severim. Ha­yatla her insanın bir zaafı, bir alışkanlığı vardır. Benim tek büyük zaa­fım da -niçin itiraf etmemeli- çocuk sevgisidir! Ve bu aşk yüzünden ışık çevresinde dönen pervane misali öğretmenlik mesleğine tutulup kalışım bundandır. Yalnız sevimli, terbiyeli, zeki ve çalışkan olanları değil, -Böylesini herkes sever!- ben sevimsiz,… Okumaya devam et BENİM KÜÇÜK DOSTLARIM

İznikli Leylek

İznikli Leylek (Haldun Taner) Hacı Leyleği, biz kuşların en Müslümam biliriz. Acaba öyle mi?…Biri çıkıp da “Leyleklerin böyle dinle, ideoloji ile pek alışverişleri yoktur. Onlar sadece sanat meraklısı kuşlardır” dese daha akla yatkın laf etmiş olur… Neyse, ben onu bunu bilmem. Benim hikâyesini anlatacağım İznikli Leylek, hacı falan değildi. Çünkü ramazan günü alenen solucan yiyordu.… Okumaya devam et İznikli Leylek

Süslen Berberi

Süslen Berberi (Ümran Nazif Yiğiter) Dükkânımız tramvay caddesine bakardı. Oraya bir kış günü dayım tarafından getirilip bırakıldığımı hatırlıyorum. Dışarıda, her türlü insan kenarlara yığılmış karlara bata çıka gidip geliyor­lardı. Ben bir yabancı gibi ayakta dikeliyordum. Ustanın “Haydi hayırlısı” demesiyle, elini öpüp işe başladım. İçerisinde yıllar geçirdiğim dükkânımıza böyle girmiştim. Her gün büyük bir zevkle, rengârenk… Okumaya devam et Süslen Berberi

Harika Çocuk

Harika Çocuk (Orhan Kemal) Bir arkadaşıma bakıyordum, yerinde yoktu. Tam dönüyor­dum ki, peynir ekmekle domates yiyen, kirli kıvır kıvır saçlı, onu gördüm. “Matbaacıyı aradıysanız, kâğıt kesmeye gitti, gelecek.” deyip hemen yanındaki boş sandığı oturmam için uzattı. Oturdum. Ekmeğini bölerek uzattı, aç değilim dedim. Sohbeti koyulaştırdık. Torna tesviye işinde çalışıyormuş. Annesi öldüğü için dörtten Ötesini okuyamamış.… Okumaya devam et Harika Çocuk

Neveser

Neveser (Zİya Osman Saba) Aklımda öyle kaldığı için, şimdi ona Neveser diyorum. Ara­dan yıllar geçti. Ona ilk bindiğimde, ayaklarımın yere değmediğini hatırlıyorum. O şimdiki vapurlar gibi, iskelelere ateş alırcasına yanaşıp kalkmıyor, kimseyi koşturmuyor, kimseye vapur kaçırtmıyordu. O şimdiki gibi zil sesiyle değil, iskele memurunun düdüğünü öttürmesi, çımacının halatını çıkarıp yol vermesi ile yavaş yavaş Moda’ya… Okumaya devam et Neveser

Son Kuşlar

Son Kuşlar (Sait Faik Abasıyanık) Adalarda kış kendini göstermeye başladı. Herkes, kış için hazırlıklar yapıyor. Ben tembelliğim, hep kaçanı kovalayan hu­yumla, yazın peşindeyimdir… Şimdi bu kır kahvesinde bunun için bulunuyorum. Durmadan uçak sesleri geliyor. Vaktiyle bu Ada’ya bu zamanda kuşlar uğrardı. İki yıldır gelmiyorlar. Belki de, ellerinde ökselerle kuşları avlayanlar yüzünden, gelmekten vazgeçtiler. Komşumuz Konstantin… Okumaya devam et Son Kuşlar