Ziya Paşa

Tanzimatın birinci döneminin önemli sanat ve düşünce adamlarından olan Ziya Paşa “eski-yeni ikilemini yaşamı boyunca yaşamıştır. Bu nedenle Namık Kemal‘in eleştirilerine uğramıştır. “Şiir ve İnşa” adlı makalesinde Halk edebiyatını, daha sonra da bu görüşünde tutarlı olamayarak, “Harabat Antolojisi” adlı eserinin önsözünde ve Divan edebiyatını savunmuştur. Divan edebiyatı kültürüyle yetişmesinin etkisin­den olacak, bu edebiyata sevgisini yitirmemiş;… Okumaya devam et Ziya Paşa

Şinasi

Batı etkisindeki Türk edebiyatının; Tanzimat edebiyatının, kurucusudur. Yenilik edebiyatımızın diğer sanatçıları, onun açtığı yolda yetişmiş ve ilerlemiştir. Edebiyatımızda ilkleri başlatan kişiliğiyle önemlidir. Noktalama işaretlerin ilk kez kullanan kişi, dilde sa­deleşme çalışmalarını başlatan, ilk tiyatro eserimiz “Şair Evlenmesi” yazan, ilk makale olan “Mukaddimeyi ilk özel Türk gazetesi olan Tercüman-ı Ahval’de yayımlayan, ilk folklor araştırmasını yapan Şinasi‘dir.… Okumaya devam et Şinasi

Naima

Osmanlı Devletinin en önemli tarih yazarlarından biridir Naima. Kendi adıyla anılan ” Naima Tarihi” adlı eseriyle tanınır. Altı ciltlik bu eserde yazar 1591-1651 ara­sındaki olayları, oluş sırasına göre anlatmıştır. Dili çağdaşlarına göre daha sade olan sanatçı­nın eserinde zaman zaman süslü anlatıma da rast­lanır. Osmanlının en karışık dönemlerini tarafsız ve gerçekçi bir anlatımla yazmıştır.

Ahmedi

(13. 14.yüzyıl), din dışı konuları işle­miştir. Divanı ile İskendername ve Cemşid ü Hurşit adlı iki mesnevisi vardır. Kendi dönemindeki şairleri büyük oranda etkilemiştir. Şiirleri dini konular veya temalar içermez.  Ahmedi, Fars şiir biçimini Türkçe’ye uyarlamaya çalışmıştır, ancak Farsça mecazlar Türkçe’ye tam olarak uydurulamadığı için şiirlerinde düzenli ve güçlü mısra yapıları yoktur. Çoğunlukla yüksek zümreye (padişahlara)… Okumaya devam et Ahmedi

Nedim

NEDİM ( 18. YÜZYIL) Gazelleri, kasideleri ve şarkılarıyla tanınan Nedim. İstanbul’da yaşamış, medrese eğitimi gör­müş. Arap ve Fars dili ve edebiyatını öğrenmiş, yıllar­ca müderreslik yapmıştır. Patrona Halil ayaklanması sırasında sarayın damından düşerek ölmüştür. Lale devri sanatçısı olan Nedim, şiirlerinde bu dönemin zevk ve eğlence yaşamını. İstanbul’un güzelliklerini anlatmıştır, Şiirlerinde din dışı konuları işlemiş, mesnevi türüne… Okumaya devam et Nedim

Nef’i

Medrese eğitimi görmüştür. 4. Murat döneminde yaşamış, bir süre korunmuş ancak Sadrazam Bay­ram Paşa’yı eleştiren bir hicvi yüzünden boğdurularak cesetı Sarayburnu’ndan denize atılmış. Divan şiirinde kaside (övgü) ve hiciv (yergi) şairi olarak tanınmakla birlikte, gazelleri de vardır, öv­gülerinde de yergilerinde de aşırı abartmalara yer vermiştir. Dili ağır olmasına karşın, akıcıdır. Arapça ve Farsça sözcük ve… Okumaya devam et Nef’i

Şeyhi

(15.YÜZY1L) Ahmedi’den ders almış, İran’a giderek tasavvuf ve tıp öğrenmiştir. Hekimliği de ünlüdür. Iran edebiyatından etkilenmekle birlikte, şiirle­rinde yerli çizgileri de yansıtmıştır. Geniş bir tasavvuf ve şiir bilgisine sahiptir. En ünlü eseri Harname’de, bir eşeğin başından geçenleri anlatır. Fabl türünün bir örneği sayılan bu mesnevi, hiciv edebiyatımızın da nitelikli ürünlerindendir. Bu eserde eşek ön plana… Okumaya devam et Şeyhi

Hoca Dehhani

Divan şiirinin ilk temsilcisi sayılır. Din – dışı ko­nularda aşk ve şarap şiirleri yazmıştır. Şiirlerinde Öz ve anlam sanatlarına, benzetmele­re çokça yer vermiştir. Ustalıkla yazılmış, güzel gazel ve kasideleri vardır. Hoca Dehhani’nin hayatı hakkında ayrıntılı ve kesin bir bilgi yoktur. Ama Hoca Dehhani‘nin Horasan Türkmenlerinden olduğu bilinmektedir. III. Alaeddin Keykubad zamanında (1298-1301) Konya”ya gelen Dehhani,… Okumaya devam et Hoca Dehhani

Seyrani

Medrese eğitimi görmüştür. Padişah Abdülmecit zamanında İstanbul’a gelmiştir. Seyrani, şiirlerinde toplumsal bozuklukları, ekonomik so­runları dile getiren sanatçı, dönemin ileri gelenlerini hicvettiğinden kovuşturmaya uğramış, İstanbul’dan kaçmak zorunda kalmıştır. Yergi ve gülmece şiirlerimizde önemli bir yeri olan sanatçı, şiirlerinde hem heceyi hem de aruzu kullanmıştır.

Karacaoğlan

Şiirlerinden, Çukurovalı olduğu, Türkmen aşi­retleri arasında yetişmiş ve yaşamış olduğu anlaşı­lıyor. Divan ve Tekke şiirinden hiç etkilenmemiş, hece ölçüsünü kullanmıştır. Eski Türk ozanlarının geleneklerine bağlı kal­mıştır. Şiirlerinde gerçek aşk serüvenlerini, gönlünü kaptırdığı güzelleri anlatmış, köy ve aşiret yaşamını, doğa güzelliklerini , gurbet konularını dile getirmiştir.Türk saz şiirinin en başarılı ozanı kabul edilen Karacaoğlan koşma, destan,… Okumaya devam et Karacaoğlan