1917 yılında Galatasaray’dan hocası olan Fikret’in bir şiiri hakkında yazdığı yazının Servet-i Fünun’da yayımlanmasından cesaret alan Ruşen Eşref yazı hayatına atılır. Ardından Aşiyan’da karşılaştığı Rıza Tevfik’ten de bir randevu koparır ve Filozofla evinde yaptığı görüşme sonunda “Rıza Tevfik Bey’le Bir Gün” başlıklı bir yazı kaleme alır. Yine Servet-i Fünun‘da çıkan bu yazıyı Donanma mecmuasında “Cenab… Okumaya devam et DİYORLAR Kİ
BOĞAZİÇİ MEHTAPLARI
Abdülhak Şinasi Hisar, eserlerinin pek çoğunda İstanbul’u ve İstanbul’un en önemli mekânı olan Boğaziçi, Çamlıca, Büyükada hayatını konu eder. O, mazinin güzelliklerini bugüne taşımak için edebiyatı bir araç olarak kullanır. ‘Boğaziçi medeniyeti’ tabirini edebiyatımıza sokan ilk kişidir. Boğaziçi Mehtapları bu anlamda önemli bir eserdir. Abdülhak Şinasi Hisar‘in şahsi hayatından esinlenerek yazdığı denemelerden oluşur. Denemelerde İstanbul… Okumaya devam et BOĞAZİÇİ MEHTAPLARI
Abdülhak Şinasi Hisar
1888- 1963 yılları arasında yaşamıştır. Galatasaray Lisesi’ni bitirdikten sonra Paris’te Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde okumuştur. Özel şirketlerde ve banka yönetim kurullarında görev yapmıştır. Abdülhak Şinasi Hisar, Şiirler, anı (hatıra), eleştiri, roman gibi türlerde eser vermiştir. Fahim Bey ve Biz adlı romanı CHP Hikaye ve Roman Mükafatı’nda üçüncülük almıştır. Başlıca eserleri: Çamlıcadaki Eniştemiz, Boğaziçi Mehtapları, Geçmiş Zaman… Okumaya devam et Abdülhak Şinasi Hisar
KENDİ GÖK KUBBEMİZ
Yahya Kemal’in ölümünden sonra, 1961’de yayımlanmıştır. Eser, Yahya Kemal Beyatlı‘nın istediği tarzda tertip edilerek basılmıştır. Yahya Kemal, şiirde mükemmelliğe inandığı için şiirleri üzerinde yıllarca uğraşmış; onları âdeta kuyumcu titizliğiyle işlemiş, bu yüzden bu eserini hayattayken yayımlamamıştır. Yahya Kemal Şiirlerinden Seçmeler. BİR BAŞKA TEPEDEN Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer. Ömrüm oldukça,… Okumaya devam et KENDİ GÖK KUBBEMİZ
BİZE GÖRE
Ahmet Haşim, 1921’de nesir yazmaya başlamıştır. İlk nesirlerini topladığı Bize Göre ile Türk Edebiyatının ‘en orijinal üslupçusu’ olarak kabul edilmiştir. Ahmet Haşim‘in derli toplu, bir konu etrafında şekillenen yazılarında zarif, ince, sanatlı, işlenmiş, nükteli, şiirsel bir dil dikkati çekmektedir. Bize Göre’de 42 fıkra bulunmaktadır. Eserden Seçmeler GARDEN BARDA KONUŞAN İKİ ADAM – Şu ışıklar içinde… Okumaya devam et BİZE GÖRE
AHMET HAŞİM
1885- 1933 yılları arasında yaşamıştır. Galatasaray Lisesi’ni bitirmiştir. Güzel Sanatlar ve Harp Akademileri’nde edebiyat öğretmeni olarak görev yapmıştır. İlk şiirini 1901’de yazan Ahmet Haşim, edebiyat ve şiire öğretmeni, Ahmet Hikmet Müftüoğlu‘nun etkisiyle başlamıştır. Ahmet Haşim, önce Fecr-i Ati Edebiyatı topluluğuna katılmış, daha sonra müstakil bir şahsiyet olarak yazılarına, şiirlerine devam etmiştir. Kendine has sembollerle, sembolizm… Okumaya devam et AHMET HAŞİM
Mehmet Akifin Hayatı
1873 yılında dünyaya gelen Mehmet Akifin hayatının çocukluk yılları İstanbul’da geçti. Babası, Fatih Camii medrese hocalarından Arnavut asıllı İpekli Tahir Efendi’dir. Mehmet Akif Ersoy, orta öğrenimini Fatih Merkez Rüştiyesi’nde ve Mekteb-i Mülkiye İdadisi’nde gördü. Bu arada Fatih Camii’ndeki Arapça ve Farsça derslerine de devam etti ve bu dilleri öğrendi. Orta öğrenimini tamamladıktan sonra da, o zamanlar… Okumaya devam et Mehmet Akifin Hayatı
Ferman
Sefere çıkmış Osmanlı ordusu yağmur altında kalmıştır. Ordu mola verir. Konak yerine geldikleri hâlde, padişahın çadırı yoktur. Otağcılar da ortada bulunmamaktadır, herkes, padişahın çadırının kaybolduğunu söylemektedir. Ordunun önde gelenlerinden yiğit Tosun Bey, bu duruma çok şaşırır. Hiddetinden inlemektedir. Koskoca padişaha layık olmayan bir durumdur çünkü. Mahmut Çelebi ve Perviz Efendiye: “İki konak arasında bir otağı… Okumaya devam et Ferman
Pembe İncili Kaftan
Şah İsmail’e gönderilmek üzere bir elçi aranmaktadır. Gönderilecek elçinin yiğit, cesur ve devletin haysiyetini koruyacak biri olması gerekmektedir. Şah İsmail, çok zulmeden, gaddar biridir. Divan toplantısında vezir, Şah İsmail’in kötülüklerinden bahseder. Muhsin Çelebi, vaktini kitap okumakla geçiren, devlete çok bağlı, zengin bir kişidir. Elçi arandığını öğrenince sadrazama giderek gönüllü elçi olacağını söyler. Sadrazam önce Muhsin… Okumaya devam et Pembe İncili Kaftan
DİYET
Koca Ali, kılıç yapımıyla uğraşan ve askerlik yapan biridir. Kendi dükkânında sürekli kılıç yapmakta, hiç kimseyle konuşmamaktadır. Koca Ali’nin ailesi oldukça zengin bir ailedir. Babası haksız yere idam edilmiştir. Onu, amcası okutmuştur. Koca Ali, bu zor hayatta kimseye minnet etmeyen biri olduğu için Anadolu’ya gelir. Kendi emeği ile demircilik yaparak geçinmeye çalışır. Koca Ali işinin… Okumaya devam et DİYET