Karartma Geceleri

3 Haziran 2008 tarihinde tarafından eklendi.

Eser Hakkında 

Eser, İstanbul’un İkinci Dünya Savaşı zamanını ele almaktadır. Kentte baskın tehlikesine karşı geceler karartılmaktadır. Şehirde sağcı solcu davaları ve sıkıyönetim de baş göstermektedir. Karartma Geceleri romanının ana kahramanı olan Mustafa Ural, böyle bir dönemde yazdığı kitaplardan dolayı tutuklanan bir aydın olarak ele alınır. Biyografik özel­likler taşıyan Rıfat Ilgaz‘ın bu romanında bir aydın kişinin fikirlerinden dolayı düştüğü sıkıntılı durumlar ve savaş dönemi İstanbul’unun siyasi, ekonomik or­tamı çarpıcı bir şekilde sunulmaktadır.

Karartma Geceleri Kahramanları (Kişileri):

Mustafa Ural: Yıllarca öğretmenlik yapmış, mesleğine derinden bağlı bir toplumcudur. Dönemin solcu kesimiyle benzer düşünceler paylaşır. Kitapları yüzünden tutuklanan aydınları temsil eder.
Şükran Hanım: Mustafa Ural’in karışıdır. Derleme mü­dürlüğünde çalışan bir memurdur aynı zamanda. Eşi ile duy­gusal ve düşünsel anlamda tam irtibat kuramamış, rahat bir hayatı tercih eden biridir.
Aliş: Mustafa Ural’in tek çocuğudur. Eserde hakkında çok bilgi verilmez.
Ayten: Mustafa Ural’in komşularının kızıdır. Mustafa Ural, bir süre ona ders vermiştir. Liseden sonra eğitimine de­vam etmediği hâlde sürekli kitap okuyan, akıllı bir genç kızdır. Mustafa Ural’a her konuda yardımcı olur.
İlhan Paytak: Mustafa’nın bir arkadaşıdır. Asteğmendir. Çıkarcı, bencil ve iyi gün dostu biridir. Romanın arka planın­da Mustafa’nın yokluğunda karısı ile ilişki kurduğu sezdirilir.
Cengiz: İktisat fakültesini okuyabilmek için ortaokulda öğretmenlik yapan bir gençtir. Mustafa Ural’in zor günlerinde en büyük yardımcısı olur.
Nihat: Mustafa’nın okulunu uzattığı için mezun ola­mamış dostlarından biridir. Zor günlerinde ona yardımcı olur.

 

Karartma Geceleri Özeti:

 

Mustafa Ural bir süredir hapishanededir. Çok zor şartlar altında yaşamaktadır. Kaldığı oda nem ve pire içindedir. Ve­rilen yemek ise sadece kuru bir ekmektir. Mustafa Ural, insan yüzü göremediği bu yerde, suçunun ne olduğunu bilmeden günlerini geçirmektedir. Tarihin 6 mı,7 mi yoksa 8 Haziran mı olduğunu bilmemektedir. Bir süre sonra ani bir değişiklik olur. Koğuşların hepsi boşaltılmaktadır. Bütün hapishane bo­şalır. Mustafa Ural, günlerden sonra ilk defa gökyüzünü ve İstanbul’u gördüğü için mutludur. Fakat bu değişikliğin sebe­bini anlayamaz. Mahpuslardan biri savaş dolayısıyla sığınak­lara götürüldüklerini söyler. Komutan, konuşanı vuracaktır. Mustafa UraPın Halil adındaki başka bir mahkûmla konuştu­ğunu görür komutan ve onları taş odaya gönderir. Taş oda, en korkunç cezaların verildiği kısımdır. Taş odada Halil’le sohbet etmeye başlayan Mustafa ona hapse giriş sürecini an­latmaya başlar.
Mustafa Türkçe öğretmenidir. Sıkıyönetim bölgesindedir. Mustafa, rahatsız olduğu için bir süre sanatoryumda kalmıştır. Bu yüzden raporludur. Bir öğretmen arkadaşı yanına gelir ve eserlerinin tehlikeli görüldüğünü ve dikkatli davranması ge­rektiğini söyler. Kitapları toplatılmaktadır.
Mustafa, arkadaşından sonra evine gittiğinde apartma­nın kapısında polisleri görür. Ayten, gelmemesi için uyarır. Mustafa, hakkında tutuklanma kararının çıktığını anlar ve ne yapacağını şaşırır. Karısının yanına gider ve şifreli bir şekilde durumunu anlatır. Eşi, ona bir miktar para verir. Mustafa, hep yakalanacağı korkusuyla İstanbul sokaklarını dolaşır. Arka­daşı asteğmen İlhan’ın yanına gider. Ondan kimsenin şüphe­lenmeyeceğini düşünür. Fakat arkadaşı ona çok soğuk davra­narak başını derde sokmamasını anlatır ve teslim olmasını söyler. Mustafa, çok büyük hayal kırıklığına uğrar ve dostluk­larının bittiğini söyleyerek oradan ayrılır. Gece, evine gider. Karısı polislerin her yerde onu aradığını ve kitaplarının tama­men toplandığını söyler.
Sabaha doğru evden bir yabancı gibi çıkar. Gazetelerden iki yüz kişinin tutuklandığını, kendisinin de arandığını okur. Suçu, propaganda mahiyetinde kitap yayınlamaktır. Sokak­larda yakalanma korkusuyla geçirdiği bir günden sonra dos­tu Cengiz’in yanına sığınır. Cengiz, istediği kadar yanında kalabileceğini söyler. Mustafa çok sevinir. Tek göz bir odada ka­lan Cengiz’in evindeki en büyük sorun odun ve kömürdür. Tüm şehirde odun, kömür çok pahalıdır. Cengiz ve Mustafa paralarını birleştirerek aldıkları odunlarla ısınmaya çalışırlar. Cengiz, Mustafa’ya her konuda saygı duymakla birlikte poli­tikadan uzak durmaktadır. Fakat hocasını bu zor günlerinde, saklamakta kararlıdır.
Mustafa, Cengiz’in evinde sessiz, sakin bir süre geçirir. Fakat bir gün Cengiz’in kız arkadaşı Çiğdem eve gelir. Çiğ­dem Mustafa’nın bir kanun kaçağı olduğunu anlar ve polise şikâyet edeceğini söyler. Mustafa bu yüzden buradan ayılmak zorunda kalır. Yine sokaklardadır. Ne yapacağını bilemez Gördüğü her kişiden şüphelenir. Yakalanma korkusu ile ge­çen bir süreden sonra babaannesi ile yaşayan Nihat’ın yanı­na gitmeye karar verir. Nihat, okulunu uzattığı için bitirme sınavlarına hazırlanmaktadır. Nihat, babaannesine Musta­fa’yı gündüzleri eve gelip ona ders anlatan bir hoca olarak tanıtır. Birkaç gün Mustafa burada dinlenir. Hatta sağlığı de düzelir. Fakat bir gün Nihat’ın babaannesi Mustafa’nın orade kaldığını anlar ve çok sinirlenir. Mustafa oradan da ayrılmal zorunda kalır. *
Bir gece Mustafa yolda bir polise yakalanır. Sıkıyönetirr günleri olduğu için kimliğini sorar polis. Mustafa kendisini bi> kadın arkadaşının yanından gelen bir öğretmen olarak tanıtır Acele ile çıktığı için ceketini güya onun evinde unutmuş ve kimliği de içinde kalmıştır. Böylelikle kurtulur. Mustafa, Cen­giz kız arkadaşından ayrıldığı için onun yanında yeniden kal maya başlar. Karısını ve çocuğunu çok özlediği bir gün he şeyi göze alarak gece yarısı evine gider. Karısı ona çok soğul davranır. Nerdeyse onun teslim olmasını istemektedir. Muşta fa Ural, karısının davranışlarına bir türlü anlam veremez. Bt arada kapı çalınır. Gelen komşularının kızı Ayten’dir. Ayten babasının Mustafa’yı polise şikâyet etmeye gittiğini söyler Mustafa’nın hemen kaçması gerekmektedir. Mustafa kaçarken onu en çok üzen Şükran’in onu uğurlamamasıdır.
Mustafa polisten kaçmaya başladığından beri bir ay geç­miştir. Maaşını karısının yardımı ile alır. Bir gün Ayten’le bu­luşur. Ayten, hocasına yazdığı hikâyeleri okutur. Bir de Şük-ran’ın İlhan’la gezmeye gittiğini söyler. Mustafa’nın kalbine bir şüphe düşer. Karısının ve çocuğunun başında olmaması­nın sonunun böyle olmasına şaşırmaz.
24 Mayıs’tır. Mustafa’nın sağlığı hücrede kalmaya müsa­it hâle gelmiştir. Artık yakalansa dahi hapishane koşullarında yaşayabileceğini düşünmektedir. Ve beklenen gün gelir. Mus­tafa yolda önceden karşılaştığı polisle karşılaşır. Polis onun önceki sefer yalan söylediğini öğrenmiştir. Apar topar onu emniyete götürür.
Mustafa Ural ve Halil taş odada gözaltında iken bir geliş­me olur. Mustafa, savcıya sevk olunmuştur. Mahkemede Mustafa’yı kötü bir sürpriz beklemektedir. Karısı Şükran da oradadır. Fakat karısının onun savcıya sevk olunduğunu bil­mesine imkân yoktur. Bir başka mesele için orada olmalıdır. Bîrden bir duruşmada İlhan’ı görür. İlhan işlediği suçtan do­layı askerler tarafından sorguya çekilmektedir.

Etiketler:

Yorumlar

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Epik Şiir