NABİ ( 17.YÜZYIL) Urfa’da doğan Nabi, iyi bir medrese eğitimi görmüş. 4. Murat zamanında İstanbul’a gelmiş, çeşitli devlet hizmetlerinde bulunmuştur. Didaktik tarzda yazdığı şiirleriyle tanınır. Döneminin toplumsal çöküntülerini, siyasal karışıklıklarını, ekonomik bozukluklarını şiirine taşımıştır. Nabi, şiirlerinde ahlakçı, eğitici, yol gösterici kimliği sezilir. Şiirlerinde düşünceyi söz sanatlarıyla süslemiş. Dir felsefe olarak belirgin bir biçimde ortaya koymaya… Okumaya devam et Nabi
Kategori: Sanatçılar
Sanatçılar
Nef’i
Medrese eğitimi görmüştür. 4. Murat döneminde yaşamış, bir süre korunmuş ancak Sadrazam Bayram Paşa’yı eleştiren bir hicvi yüzünden boğdurularak cesetı Sarayburnu’ndan denize atılmış. Divan şiirinde kaside (övgü) ve hiciv (yergi) şairi olarak tanınmakla birlikte, gazelleri de vardır, övgülerinde de yergilerinde de aşırı abartmalara yer vermiştir. Dili ağır olmasına karşın, akıcıdır. Arapça ve Farsça sözcük ve… Okumaya devam et Nef’i
Baki
İstanbul’da yaşamıştır. Kadılık ve müdersislik yapmıştır. Medresede din adamı olarak yetiştiği, hocalık yaptığı halde eserlerinde din dışı konuları işlemiştir. İnsanlara, şiirlerinde, yaşamın zevk ve neşe içinde geçirilmesi gerektiğini önermiştir. Tasavvuftan hiç etkilenmeyen Baki, Divan şiirine yeni bir konu getirememiştir. Daha önce söylenenleri daha güzel bir söyleyişle dile getirmesi, onu Divan şiirinin ustalarından yapmıştır. Aruzu ustaca… Okumaya devam et Baki
Şeyhi
(15.YÜZY1L) Ahmedi’den ders almış, İran’a giderek tasavvuf ve tıp öğrenmiştir. Hekimliği de ünlüdür. Iran edebiyatından etkilenmekle birlikte, şiirlerinde yerli çizgileri de yansıtmıştır. Geniş bir tasavvuf ve şiir bilgisine sahiptir. En ünlü eseri Harname’de, bir eşeğin başından geçenleri anlatır. Fabl türünün bir örneği sayılan bu mesnevi, hiciv edebiyatımızın da nitelikli ürünlerindendir. Bu eserde eşek ön plana… Okumaya devam et Şeyhi
Ali Şir Nevai
(15. YÜZYIL ) Bilgin, devlet adamı ve şairdir. Çağatay edebiyatının en büyük şairi olan sanatçı, bilinçli bir Türkçe’dir. Mukamet’ül Lügateyn (karşılaştırmalı sözlük) adlı eserini Türkçe’nin zenginliğini ve Farsça’dan üstünlüğünü kanıtlamak amacıyla yazmıştır. Türk edebiyatının ilk şairler tezkiresi olan “Mecalisü’n Nefais” ona aittir. Hamse sahibidir. Dört divanı vardır. “Mizanü’l Evzan” adlı eserinde aruzu sistemleştirmeye çalışmıştır.
Hoca Dehhani
Divan şiirinin ilk temsilcisi sayılır. Din – dışı konularda aşk ve şarap şiirleri yazmıştır. Şiirlerinde Öz ve anlam sanatlarına, benzetmelere çokça yer vermiştir. Ustalıkla yazılmış, güzel gazel ve kasideleri vardır. Hoca Dehhani’nin hayatı hakkında ayrıntılı ve kesin bir bilgi yoktur. Ama Hoca Dehhani‘nin Horasan Türkmenlerinden olduğu bilinmektedir. III. Alaeddin Keykubad zamanında (1298-1301) Konya”ya gelen Dehhani,… Okumaya devam et Hoca Dehhani
Aşık Paşa
Dilde, Arapça ve Farsçanın etkin olduğu dönemde Türkçe’yi savunmuştur. Hem heceyle hem de aruzla şiirleri vardır. Anadolu Türkleri arasında tasavvufu yaymaya çalışmıştır. En önemli eseri “Garipname” adlı mesnevisidir. Aşık Paşa, 1272 yılında Kırşehir’de, doğmuştur. Mutasavvıf bir aile içerisinde büyümüştür. Eserlerinde tasavvufun etkisi çok fazladır. Dininine bağlı bir şairdir ve bu sebeple eserlerindeki tasavvufi yönün yanısıra… Okumaya devam et Aşık Paşa
Seyrani
Medrese eğitimi görmüştür. Padişah Abdülmecit zamanında İstanbul’a gelmiştir. Seyrani, şiirlerinde toplumsal bozuklukları, ekonomik sorunları dile getiren sanatçı, dönemin ileri gelenlerini hicvettiğinden kovuşturmaya uğramış, İstanbul’dan kaçmak zorunda kalmıştır. Yergi ve gülmece şiirlerimizde önemli bir yeri olan sanatçı, şiirlerinde hem heceyi hem de aruzu kullanmıştır.
Dadaloğlu
Güney’deki Türkmenlerin Avşar boyundadır. Dadaloğlu, bir köylü ozan olduğu için Divan şiirinden hiç etkilenmemiştir. Şiirlerinin büyük bir bölümü tarihsel ve toplumsal olaylardan kaynaklanmıştır. Osmanlı Devleti Toroslardaki Türkmen göçerlerini zorla köylere yerleştirmeye kalkınca, buna karşı ayaklanan Türkmenleri destekleyen şiirler yazmıştır. koşma, destan, semai ve varsağı söylemekle birlikte asıl kişiliğini, sanatını türkülerinde göstermiştir. Koçaklamaları Köroğlu‘nu, sevgi ve… Okumaya devam et Dadaloğlu
Karacaoğlan
Şiirlerinden, Çukurovalı olduğu, Türkmen aşiretleri arasında yetişmiş ve yaşamış olduğu anlaşılıyor. Divan ve Tekke şiirinden hiç etkilenmemiş, hece ölçüsünü kullanmıştır. Eski Türk ozanlarının geleneklerine bağlı kalmıştır. Şiirlerinde gerçek aşk serüvenlerini, gönlünü kaptırdığı güzelleri anlatmış, köy ve aşiret yaşamını, doğa güzelliklerini , gurbet konularını dile getirmiştir.Türk saz şiirinin en başarılı ozanı kabul edilen Karacaoğlan koşma, destan,… Okumaya devam et Karacaoğlan