adderall
6
Haz

Baki

   Yazan: admin

Kategori Biyografiler, Divan Edebiyatı, Şairler

Sponsorlu Bağlantılar

İstanbul’da yaşamıştır. Kadılık ve müdersislik yapmıştır. Medresede din adamı olarak yetiştiği, hocalık yaptığı halde eserlerinde din dışı konuları işlemiştir. İnsanlara, şiirlerinde, yaşamın zevk ve neşe içinde geçirilmesi gerektiğini önermiştir. Tasavvuftan hiç etkilenmeyen Baki, Divan şiirine yeni bir konu getirememiştir. Daha önce söylenenle­ri daha güzel bir söyleyişle dile getirmesi, onu Divan şiirinin ustalarından yapmıştır.
Aruzu ustaca kullanmış, dizelerinde ses güzelli­ğiyle söz ustalığını birleştirmiştir.
Şeyhülislamlığa getirilmediğinden, döneminin kötülüklerinden yakınan şiirler de yazmıştır. Döneminde “Şairler Sultanı” (Sultanüş Şuara) unvanıyla anılmıştır.
Dili ağırdır. Şiirlerini bir kuyumcu titizliği ile işle­miş, söz ve anlam sanatlarını ustalıkla kullanmıştır. En ünlü eseri. Terkib-i bent biçimiyle . Kanuninin ölümü üzerine yazdığı “Kanuni Mersiyesidir. Bu şiirde Osmanlının bu görkemli dönemini de betimlemıştir.
Türkçe bir Divanı vardır.

En Güzel Paylaşımlar İçin Mail Grubumuza Üye Olun
E-posta:

Etiketler:

06 Haziran 2008, 09:57 tarihinde Biyografiler, Divan Edebiyatı, Şairler kategorisinde yayımlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak istiyorsanız RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.

One comment

ali efe
 1 

Baki diğer divan şairlerimiz gibi insanı (mana bakimindan) büyük labirentlere sokan bir şairimiz. böyle buyuk bir saire şimdiden sahip çıkmamız gerek

10 Ağustos 08 Saat 12:56

Yorum Yapın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

>