Soyut İsimler

SOYUT ADLAR: Duyu organlarımızla algılanamayan, var oluşlarını aklımızla kavradığımız, zihinde tasarlanan varlıkları, kavramları tanıtan adlara soyut adlar (soyut isimler) adı verilir. Duygu, düşünce ve kavram bildiren isimler soyuttur: üzüntü, zeka, anlayış, cesaret, can, sağlık…

Somut İsimler

SOMUT ADLAR: Beş duyu organlarımızdan her­hangi biriyle algılanabilen varlıkları belirten adlardır. Örnekler: rüzgâr, ışık, koku, ağaç, ses…

Topluluk Adları

TOPLULUK ADLARI: Aynı türden varlıkların oluş­turduğu topluluklara verilen adlar: ordu, düzine, ko­misyon… Topluluk adları biçimce tekil, içerikçe çoğul söz­cüklerdir. Tekil olarak kullanıldığı gibi gerektiğinde çoğul olarak da kullanılır: aileler, ekipler, sürüler

Çoğul Adlar ( Çoğul İsimler)

Çoğul adlar, büyük ünlü uyumuna göre değişen “-ler” ekini alırlar. Çokluk İsimlerinin Anlamları: a. Sözcüğe çokluk anlamı katar: Okullar açıldı. insanjar çok gaddar. b. Aile anlamını verir, “-gil” ekinin yerini tutar: Ayşeler bize gelecek. (Ayşegil) Yazı dedemlerde geçirdik, (dedemgil) c. “Her” belgisiz sıfatının görevini üstlenir: Sabahları süt içerim. (Her sabah) İnsaniar, mutlu olmak ister. (Her… Okumaya devam et Çoğul Adlar ( Çoğul İsimler)

Deyimler

Deyim nedir? Genellikle gerçek anlamı dışında kullanılarak ifadeyi zenginleştiren, iki veya daha fazla kelimeden oluşan kalıp­laşmış söz dizisine deyim denir. Bütün dillerde olduğu gibi, Türkçe’de de çeşitli kalıplaşmış anla­tımlar vardır: tamlamalar, birleşik sözcükler, ikilemeler, atasözleri, de­yimler… Deyim, en az iki sözcükten kurulan, konuşmada ve yazıda an­latım gücünü artıran, anlam yönünden yer yer mantık dışına taşan… Okumaya devam et Deyimler

A Sözlüğü Sayfa 1 (Deyim)

Acemi çaylak : Toy, tecrübesiz, beceriksiz kimse. Acemilik çekmek : -1. Bir işte bilgisiz ve deneyimsiz olduğu içjn sıkıntı çekmek. -2. Bir yerin yabancısı olduğu için bocalamak. Acem kılıcı gibi İki tarafı (taraflı) kesmek: Yandaşlarına da, karşıtları­na da zarar vermek, her iki yanı da kırmak. Acentadan çıkma : Yeni, gıcır gıcır (araba). Acı çekmek (duymak)… Okumaya devam et A Sözlüğü Sayfa 1 (Deyim)

B Sözlüğü (Deyim)

Baba adam : Yaşlı, hoşgörülü, yardımsever adam. Babaları tutmak (üstünde olmak): Sinir ve öfkeden bağırıp çağır­mak, çok öfkelenmek. Babamın adı Hıdır, elimden gelen budur : “Yeteneğim, gücüm ancak bu kadarını yapmama elveriyor.” anlamında. Babasının hayrına : “Hiçbir çıkar elde etmeden, sadece İyilik olsun di­ye” anlamında. Bacak kadar: Ufak tefek; kısa boylu (kimse) (Karş.EI kadar.) Badire(yi)… Okumaya devam et B Sözlüğü (Deyim)

C – Ç Sözlüğü (Deyim)

C Cadı kazanı: Alabildiğine dedikodu yapılan, fesat kurulan yer, ortam. Caka satmak : Gösteriş yapmak, büyüktük taslamak ; çalım satmak. Cami yıkılmış ama mihrabı yerinde : Yaşlanmış ama eski güzelliğini pek yıtirmemiş kadın İçin söylenir. Can acısı: Vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı, ağrı. Can afacak (can alıcı) (yer, nokta) : Bir konunun ya… Okumaya devam et C – Ç Sözlüğü (Deyim)

D Sözlüğü (Deyim)

Dağa çıkmak : Hükümete başkaldırıp dağda, kırsal yörelerde eşkıyalık yapmak. Dağa kaldırmak (birini) : İstediğini elde etmek için birini dağa kaçır­mak. Dağ başı: -1. Kent dışı, ıssız yer. -2. Yasaların geçmediği, herkesin dilediğini yapabileceği yer. Dağdan gelip bağdakini kovmak : Sonradan geldiği halde oraya ken­dinden önce gelip yerleşmiş olanların hakkını çiğnemek, onları be­ğenmez olmak. Dağ… Okumaya devam et D Sözlüğü (Deyim)

E Sözlüğü (Deyim)

Eceli gelmek : -1. İnsanın yaşamı doğal olarak sona ermek, eceli ile ölmek. -2. Doğal olmayan bir nedenle ölmek ya da öldürülmek. Eceline susamak : Ölümüyle sonuçlanabilecek tehlikeli davranışlarda bulunmak. (Kars. Belasını aramak, ölümüne susamak.) Ecel şerbeti içmek : Ölmek. Ecel teri dökmek : Tehlikeli bir durum karşısında büyük korku ve kay­gı duymak; kendini ölecekmiş… Okumaya devam et E Sözlüğü (Deyim)