Robinson Crusoe

4 Haziran 2008 tarihinde tarafından eklendi.

Eser Hakkında:

Batı edebiyatının ve Dünya edebiyatının en önemli eserlerinden biridir. Konusu­nun ilginç olması ve dilinin akıcılığı eserin çok okunmasını olumlu yönde etkilemiştir. Robinson Crusoe, kimsenin olmadığı adada, yıllarca tek başına yaşamak zorunda kalan bir insanı anlatır. Eser, kendinden sonraki yazarları fazlasıyla etkilemiştir.

Robinson Crusoe Özeti

Robinson Crusoe, denizcilik aşkı ile doludur. Halbuki babası, onun avukat olmasını istemektedir. Ro­binson, 19 yaşındayken babasına karşı gelir ve kasabasından Londra’ya gitmek üzere yola çıkan bir gemiye binerek ayrılır. Yolda büyük bir fırtına çıkar. Robinson, kurtulursa ailesine itaat edip denizcilikten vazgeçeceğine söz verir. Kurtulunca sözünü tutmaz. Gemiciliğe atılır. Afrika’da ticari eşya satan bir gemide çalışırken gemi, korsanlar tarafından saldırıya uğ­rar. Portekizliler sayesinde kurtulur. Brezilya’da şeker işleriyle uğraşmaya başlar, zengin olur. Ortağı ona Afrika’ya giderek köle getirme işini teklif eder. Yolda, gemi Güney Afrika sahil­lerine yakın bir yerde batar. Tek kurtulan Robinson olur.
Robinson, bir adaya sığınır. Yanında bıçak ve pipo var­dır. Adada hiç kimse yoktur. Bir sal yapar ve batan gemisin­den kullanabileceği eşyaları adaya taşır. Daha sonra kendine bir kulübe inşa eder. Yaban keçileri ile beslenmektedir. Gemi­den getirdiği mısırları eker; fakat mevsim uygun olmadığın­dan hiçbiri ürün vermez. Diktiği ağaçlar da tutmaz. Adadan ayrılmak için büyük bir kayık yapar; fakat kayık çok ağır ol­duğu için denize götüremez. Zamanla ekmeyi başarır. Bir de papağan ehlileştirerek onunla konuşur. Gemiden bulduğu mürekkep ve kalemle de başından geçenleri yazar.
Aradan 12 yıl geçmiştir. Bir gün, Robinson sahilde gezer­ken çok şaşırır. Çünkü kumlarda insana ait ayak izleri vardır. 10 yıl daha geçer. Robinson bu sefer, kumsalda insan kemik­leri ve parçalanmış organlar görür. Güney Afrika’nın bir baş­ka adasından yamyamların gelerek bu adada esirlerini yedik­lerini anlar. Çok sinirlenir. Bir yere saklanarak yamyamlar tekrar geldiğinde onları öldürmeye karar verir. Bir mağarasını kale gibi kullanır. Bir gün, otuz kadar yamyamın adaya gel­diğini görür. Esirlerden birini pişirmişler, diğerini de öldürmek üzeredirler. Robinson, gemiden aldığı silahı ve kılıcıyla yamyamları öldürür. Bir esiri de kurtarır. Bu esir, artık yıllardır yal­nız yaşayan Robinson’un arkadaşı olur. Robinson, onu eğitir, yamyam olan arkadaşını medenileştirir, adını da Cuma ko­yar. Cuma’ya İngilizce dahi öğretir. Cuma, ona adasında Ro­binson gibi beyaz insanların esir olduğundan bahseder. Ro­binson, onları kurtarmaya karar verir. Bir tekne yaparlar. Fa­kat bir gün, üç kayık dolusu yamyam yine adaya gelir. Köle­lerini yemek için bu adayı tercih etmişlerdir. Kölelerden biri­nin beyaz olduğunu gören Robinson çok şaşırır. Ateşli silah­larla hepsini öldürürler, esirleri de kurtarırlar. Esirlerden be­yaz adam, Robinson’un gemisinden kurtulan biridir. Diğer esir ise Cuma’nın babasıdır.
Bir gün, denizde bir ingiliz gemisi görürler. Gemi kaptanı asi tayfaları yüzünden zor durumdadır. Onu kurtarırlar. Bu gemi ile Robinson ve Cuma ingiltere’ye dönerler. Aradan 32 sene geçtiği hâlde, Robinson ortağının onun adına yaptığı yatırımlar sayesinde zengin bir adam olmuştur. Anne ve ba­bası ölmüştür. Robinson, ingiltere’de evlenir; çocukları olur. Romanın sonunda, eski adasının durumunu görmek için de­nize açılır.
Robinson Crusoe‘un Daha Sonraki Maceraları adlı kitap­ta, Robinson, karısı ölünce adasına gider. Adada yerli kadın­larla asi İspanyol ve İngilizlerin evlendiğini görür. Ada, olduk­ça kalabalık hâle gelmiştir. Daha sonra Cuma, Brezilya’ya gi­derken bir çarpışmada ölür. Robinson, İngiltere’ye döner ve denize veda eder.

Robinson Crusoe Kahramanları (Kişileri)

Robinson Crusoe: Denizcilik aşığı, zeki, becerikli, maceraperest bir insandır.
Cuma: Robinson Crusoe’un hizmetkarıdır. Başlangıçta yam­yamken Robinson Crusoe onu eğiterek mede­ni bir insan yapmıştır.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Nazım (Manzume)