ESERLERİN GENEL ÖZELLİKLER 1. İslamiyet öncesi kültür ve İslami kültür iç içedir. 2. Eserlerde toplum hayatını şekillendirme ve yönlendirme amacı güdülmüştür. 3. Eserlerde dini öğretme amacı esas alınmıştır. 4. Hece ölçüsüyle beraber aruz ölçüsü de kullanılmaya başlanmıştır. 5. Dile Arapça ve Farsçadan sözcükler girmiştir. 6. Nazım birimi dörtlük ve beyittir. 7. Arap ve Fars edebiyatında… Okumaya devam et İSLAMİ DÖNEMDE İLK DİL VE EDEBİYAT ÜRÜNLERİ (11–12. YY)
Belirtili İsim Tamlaması
Tamlayan, tamlananın kime, neye ait olduğunu belirtir. Tamlayan “-(n) in” eki, tamlanan -(s) i (iyelik) ekini alır. Ablamın giysileri.. (Kimin giysileri?) Tamlayan Tamlanan Kapının kilidi (Neyin kilidi?) Belirtili ad tamlamalarında tamlayanla tamlanan yer değiştirebilir: Kimse bilmiyordu yerini Ayşe’nin. (Tamlanan Tamlayan) Baharı bir başkadır İzmir’in. (Tamlanan Tamlayan) Tamlananı belgisiz zamir olan ad tamlamalarında tamlayan, “-den” ekiyle… Okumaya devam et Belirtili İsim Tamlaması
Ad Tamlamaları ( İsim Tamlamaları)
Bir adın, değişik anlam ilgileri sağlamak için başka adlar tarafından tamamlanmasına ad tamlaması denir, Ad tamlamalarında asıl anlatılmak istenen öğeye tamlanan, onu anlamca tamamlayan öğeye de tamlayan denir. Tamlama kurulurken önce tamlayan, sonra tamlanan kullanılır. Örtüyü makinede yıkamış. (ad ad) Masanın örtüsünü, çamaşır makinesinde yıkamış. (Tamlayan Tamlanan, Tamlayan Tamlanan) Ad tamlamaları yapılışları ve kurdukları anlam… Okumaya devam et Ad Tamlamaları ( İsim Tamlamaları)
İsmin Ayrılma Hali
Adın “-den” ekini almış durumudur. Eylemin addan uzaklaştığım, başladığı noktayı bildirir. Okuldan geç çıkmış. Gürültüler yan sınıftan geliyor. Çıkma durumundaki adlar, cümlede genellikle dolaylı tümleç ve zarf tümleci olur. Evin eksiklerini marketten tamamla. (D.T) Eşyalarını akşamdan topla. (Z.T) Çıkma durumu, adlara farklı anlam ilgileri katabilir. Korkudan kaçmış. (Neden) Bize sabahtan uğra. (Zaman) Kilosunu bir milyondan… Okumaya devam et İsmin Ayrılma Hali
İsmin Bulunma Hali
Adın “-de” ekini almış durumudur. Bu eki alan ad, eylemin kendi içinde ya da üstünde olduğunu belirtir. Kitaplar maşada duruyor. (Masanın üstünde) Evde ders çalışıyor. (Evin içinde) Bulunma durumundaki adlar cümlede dolaylı tümleç veya zarf tümleci görevinde olurlar: Kendisiyle toplantıda karşılaştım. D.T Bazı kuşlar sonbaharda göç ediyor. Z.T Bulunma durumu, adlara yer anlamının dışında farklı… Okumaya devam et İsmin Bulunma Hali
İsmin Yönelme Durumu
Adın “-e” ekini almış durumudur. Bu ek, adı eyleme bağlar ve eylemi ada doğru yöneltir. Eve baktım. Sınıfa girdik. Anneme gittim. Yönelme durumundaki adlar yer-yön anlamı taşıyınca dolaylı tümleç, zaman anlamı taşıyınca zarf tümleci olur. Eve erken gitti. (Nereye?) Akşama size geliriz. (Ne zaman?) Yönelme eki, adlara yer-yön anlamı dışında farklı anlamlar verebilir. Bahara taşınacaklar.… Okumaya devam et İsmin Yönelme Durumu
İsmin Belirtme Durumu
Adın “-i” ekini almış durumudur. Ad, bu eki alınca bir belirlilik kazanır, herhangi bir varlık olmaktan çıkıp bilinen bir nesne durumuna gelir. Ev aldık. Evi aldık. Çiçek kokladı. Çiçeği kokladı Kitap okuyun. Kitabı okuyun. Belirtme durumundaki adlar, cümlede genellikle belirtili nesne görevinde bulunurlar. Çiçekleri vazoya yerleştir. Soruların cevaplarını bilmiyorum. NOT: Durum eki, aynı yazıma sahip… Okumaya devam et İsmin Belirtme Durumu
İstiklal Marşının Açıklaması
İstiklal Marşının Açıklaması BİRİNCİ KITANIN AÇIKLAMASI: Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak. Şair, burada milletine seslenerek, ona, korkmamasını, sadece Türk milletinin daima parlayan yıldızı olan bayrağın, yurdumuzun üstünde son ocak tütünceye kadar dalgalanacağını söylemektedir.… Okumaya devam et İstiklal Marşının Açıklaması
Nedim-i Kadim
Nedim-i Kadim (?-1670) Dîvan şâiri, İstanbul’da doğdu. Medrese eğitimi gördü ve müderrislik yaptı. İstanbul’da öldü. Lâle Devri şâiri Nedim‘in takdirini kazanmış bir şâirdir. Bazı gazellerinde şuhça söyleyişi ile meşhur adaşı kadar başarılı olmuştur. Dîvân’ı Halil Nihat Boztepe tarafından Nedim Divânı’na ek olarak bastırıldı (1922).
Fuzuli
Bağdat’ta yaşamış, iyi bir eğitim görmüştür. Bir tezkirede (Ahdi) geometri, fizik, astronomi bildiği yazılıdır. Kanuni’nin Bağdat seferi sırasında Kanuni’ye kasideler sunmuş, kendisine bağlanan maaşı alamayınca döneminin kötülüklerinden yakınan ünlü “Şikayetname”yi yazmıştır. Eser, mektup türündedir. Yaşamı yoksulluklar içinde geçen şair, Türkçe divanının Önsözünde bilimsiz şiiri, temelsiz bir yapıya benzetmiştir. Şiirlerini Azeri Türkçesiyle yazan lirik bir şairdir.… Okumaya devam et Fuzuli