Batı kültürü etkisinde gelişen Türk edebi yatını yeterince kavrayabilmek için, Batı’nın ve Türk toplumunun Batılılaşma sürecinin iyi bilinmesi gerekir. Çünkü toplumların kültür ve sanatının en temel belirleyicileri toplumsal, siyasal ve ekonomik yapılarıdır. Batı etkisindeki Türk Edebiyatı ve sanatçılarına geçmeden Önce 18. Ve 19. yüzyıltardaki Batı ve Osmanlı toplumlarının sözünü ettiğimiz yapılarına değinmekte yarar var: Batı,… Okumaya devam et Batı Etkisinde Türk Edebiyatı
Katip Çelebi
İyi bir eğitim görmüştür. Arapça – Farsçanın yanısıra Batı dillerinin kimilerini de öğrenmiştir. Tarih, coğrafya, askerlik, denizcilik, matematik tıp alanlarında eserleri vardır. Cihannüma adlı eserinde Japonya ve Irak arasında yer alan ülkelerin coğrafi ve tarihsel özellikleri üzerinde durmuştur. Fezleke’nin konusu , 17.yüzyılın tarihsel olaylarıdır. Keşf üzzunun bibliyografya çalışmasıdır. Katip Çelebi‘nin kimi eserleri sade, kimileri ise… Okumaya devam et Katip Çelebi
Naima
Osmanlı Devletinin en önemli tarih yazarlarından biridir Naima. Kendi adıyla anılan ” Naima Tarihi” adlı eseriyle tanınır. Altı ciltlik bu eserde yazar 1591-1651 arasındaki olayları, oluş sırasına göre anlatmıştır. Dili çağdaşlarına göre daha sade olan sanatçının eserinde zaman zaman süslü anlatıma da rastlanır. Osmanlının en karışık dönemlerini tarafsız ve gerçekçi bir anlatımla yazmıştır.
Süleyman Çelebi
Bursa’da Orhan Bey zamanında doğmuştur. Çocukluğunda iyi bir öğrenim görerek bilgili tavırlarıyla Padişah Yıldırım Beyazid’in beğenisini kazanmış ve yapımı 1399’da biten Ulu Cami’ye imam olarak görevlendirilmiştir. Rivayetlere göre Hazreti Muhammed’in diğer peygamberlerden çok farkı olmadığını dile getiren bir İranlı vaize üzülerek 6 yüzyıldır büyük bir içtenlikle okunan Mevlidi yazmıştır. Doğum tarihinin 1351, ölüm tarihinin ise… Okumaya devam et Süleyman Çelebi
Ahmedi
(13. 14.yüzyıl), din dışı konuları işlemiştir. Divanı ile İskendername ve Cemşid ü Hurşit adlı iki mesnevisi vardır. Kendi dönemindeki şairleri büyük oranda etkilemiştir. Şiirleri dini konular veya temalar içermez. Ahmedi, Fars şiir biçimini Türkçe’ye uyarlamaya çalışmıştır, ancak Farsça mecazlar Türkçe’ye tam olarak uydurulamadığı için şiirlerinde düzenli ve güçlü mısra yapıları yoktur. Çoğunlukla yüksek zümreye (padişahlara)… Okumaya devam et Ahmedi
Şeyh Galip
( 18.YÜZYIL ) Mevlevi çevrelerinde yetişerek iyi bir eğitim gören sanatçı, İstanbul’da yaşamıştır. Divan edebiyatının son ünlü şairidir. Şiirlerinde yeni imajlar yaratarak, giderek daralan Divan şiirinin ufkunu daha da genişletmiştir. Kalıplara boğulan Divan şiirine az da olsa yeni bir söyleyiş kazandırmıştır. Tüm şiirleri tasavvufi bir anlam taşır. Şeyh Galip‘in şiirlerini anlamak için tasavvuf terimlerini bilmek… Okumaya devam et Şeyh Galip
Nedim
NEDİM ( 18. YÜZYIL) Gazelleri, kasideleri ve şarkılarıyla tanınan Nedim. İstanbul’da yaşamış, medrese eğitimi görmüş. Arap ve Fars dili ve edebiyatını öğrenmiş, yıllarca müderreslik yapmıştır. Patrona Halil ayaklanması sırasında sarayın damından düşerek ölmüştür. Lale devri sanatçısı olan Nedim, şiirlerinde bu dönemin zevk ve eğlence yaşamını. İstanbul’un güzelliklerini anlatmıştır, Şiirlerinde din dışı konuları işlemiş, mesnevi türüne… Okumaya devam et Nedim
Nabi
NABİ ( 17.YÜZYIL) Urfa’da doğan Nabi, iyi bir medrese eğitimi görmüş. 4. Murat zamanında İstanbul’a gelmiş, çeşitli devlet hizmetlerinde bulunmuştur. Didaktik tarzda yazdığı şiirleriyle tanınır. Döneminin toplumsal çöküntülerini, siyasal karışıklıklarını, ekonomik bozukluklarını şiirine taşımıştır. Nabi, şiirlerinde ahlakçı, eğitici, yol gösterici kimliği sezilir. Şiirlerinde düşünceyi söz sanatlarıyla süslemiş. Dir felsefe olarak belirgin bir biçimde ortaya koymaya… Okumaya devam et Nabi
Nef’i
Medrese eğitimi görmüştür. 4. Murat döneminde yaşamış, bir süre korunmuş ancak Sadrazam Bayram Paşa’yı eleştiren bir hicvi yüzünden boğdurularak cesetı Sarayburnu’ndan denize atılmış. Divan şiirinde kaside (övgü) ve hiciv (yergi) şairi olarak tanınmakla birlikte, gazelleri de vardır, övgülerinde de yergilerinde de aşırı abartmalara yer vermiştir. Dili ağır olmasına karşın, akıcıdır. Arapça ve Farsça sözcük ve… Okumaya devam et Nef’i
Baki
İstanbul’da yaşamıştır. Kadılık ve müdersislik yapmıştır. Medresede din adamı olarak yetiştiği, hocalık yaptığı halde eserlerinde din dışı konuları işlemiştir. İnsanlara, şiirlerinde, yaşamın zevk ve neşe içinde geçirilmesi gerektiğini önermiştir. Tasavvuftan hiç etkilenmeyen Baki, Divan şiirine yeni bir konu getirememiştir. Daha önce söylenenleri daha güzel bir söyleyişle dile getirmesi, onu Divan şiirinin ustalarından yapmıştır. Aruzu ustaca… Okumaya devam et Baki