Yazan: Edebiyat Ogretmeni Kategori Edatlar
Tek başına bir anlamı olmayan, cümle içerisinde bulunduğu yere göre anlam ve görev kazanan sözcüklerdir. Başlıca edatlar: ANCAK = Sadece = Edat Ben ancak sen sevebilirim. ANCAK= Ama/Fakat=Bağlaç Eve git ancak etrafı karıştırma. Fakat ANCAK = Henüz = Zaman Zarfı Babam eve ancak gelmişti. YALNIZ = Sadece = Edat Bu çiçeği yalnız ona ver. YALNIZ [...]
DEVAMI...>>
Yazan: Edebiyat Ogretmeni Kategori Zarflar
Fiiller, fiilimsileri, sıfatları ya da kendi cinsinden sözcükleri soru, mikatr, zaman, yer-yön, vasıta şeklinde niteleyen/ niceleyen sözcüklere zarf denir. Örnek: Babam bu konuşmayı iyi hazırladı. Zarf Fill Babam bu konuşmaya iyi hazırlanıp gitti. Zarf Fiilimsi Babam bu konuşmaya çok iyi hazırlandı. Zarf Zarf Fiil Babam çok iyi bir adamdır. Zarf [...]
DEVAMI...>>
Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman geleceğim, ne güzel bir şiir…..Paylaşmaya değer.
DEVAMI...>>
Yazan: Edebiyat Ogretmeni Kategori Zamirler
İsmin yerini tutan sözcükledir. Annem pazardan ekmek ve zeytin almış. O oradan bunları almış. A. ŞAHIS ZAMİRLERİ Şahıs isimlerinin yerini tutan isimlerdir. Ben Biz Sen Siz O Onlar Özellikler 1. -i, -e, -de, -den isim çekim eklerini alabilirler. Bu akşam bize gelir misin? Sizin evde bir kedi varmış. 2. Türkçede ekler sözcük kökünde herhangi bir [...]
DEVAMI...>>
Yazan: Edebiyat Ogretmeni Kategori Sıfatlar
Sıfatlar isimleri renk, durum, biçim bakımından niteleyen; sayı, soru belgisizlik, işaret yoluyla belirten sözcüklerdir. SIFATLAR A. NİTELEME SIFATLARI B. BELİRTME SIFATLARI 1. İşaret sıfatı 2. Sayı sıfatı a. Asıl sayı sıfatı b. Sıra sayı sıfatı c. Üleştirme sayı sıfatı ç. Kesirli sayı sıfatı 3. Belgisiz Sıfat 4. Soru sıfatı Örnek: Yaşlı adam eski tüfeğini alıp [...]
DEVAMI...>>
İsim, duygu ve düşüncelerimizi karşılayan, varlıklara ad olan sözcüklerdir. Ateş, su, insan… Not: Bir sözcüğün isim olup olmadığını o sözcüğe ekleyeceğimiz –mek, -mak ekiyle anlarız. Anlam bozulmuyorsa sözcük fiildir. Anlam bozuluyorsa sözcük isimdir. Örnek: gel-mek (fiil) kalem-mek (isim) git-mek (fiil) çocuk-mak (isim) Not: Kökteş söcüklerde bu kurala uyulmaz. Sözcüğün cümle içerisindeki anlamına bakılır. Sözcük eylem [...]
DEVAMI...>>
Tamlayanı veya tamlananı, bazen İkisi de, bir ad tamlaması olan tamlamalardır. altın kolye – nin fiyatı Takısız ad tam. Tamlanan Ayşe’nin altın kolyesi Tamlayan Tamlanan Sınıf arkadaşım – in Türkçe kitab-ı (Belirtisiz Ad Tamlaması + Belirtisiz Ad Tamlaması) Tamlayan Tamlanan Zincirleme ad tamlamalarında tamlayan ve tamlanan birbirine -(n) in eki ile bağlanır. Türkçe dersi – [...]
DEVAMI...>>
Tamlayan, tamlananın neden yapıldığını belirtir. Her iki ad da tamlama eki almaz. Cam vazo (Camdan yapılmış vazo) Çelik tencere (Çelikten yapılmış tencere) Takısız ad tamfamalarında tamlayan hammaddenin, tamlanan ondan elde edilmiş bir ürünün adıdır. Deri koltuk (Hammadde- Ürün) *Takısız ad tamlamalarını sıfat tamlamalanyla karıştırmamak için “-den” ekinden yararlanılabilir. Takısız tamlamada tamlayan “-den” ekini alarak da [...]
DEVAMI...>>
Tamlayan, tamlananı çok değişik anlam İlgileriyle tamamlar. Tamlayan ek almaz, tamlanan -(s) i eki alır. bebek maması (Tamlayan Tamlanan) telefon rehberi (Tamlayan Tamlanan) Belirtisiz ad tamlamalarında iki ad arasında kurulan başlıca anlam ilgilerini şöyle sıralayabiliriz: vişne reçeli (Neden elde edildiği) savaş korkusu (Durumun nedeni) dikiş makinesi (Ne işe yaradığı) çocuk bahçesi (Neye, kime ait olduğu) [...]
DEVAMI...>>
ESERLERİN GENEL ÖZELLİKLER 1. İslamiyet öncesi kültür ve İslami kültür iç içedir. 2. Eserlerde toplum hayatını şekillendirme ve yönlendirme amacı güdülmüştür. 3. Eserlerde dini öğretme amacı esas alınmıştır. 4. Hece ölçüsüyle beraber aruz ölçüsü de kullanılmaya başlanmıştır. 5. Dile Arapça ve Farsçadan sözcükler girmiştir. 6. Nazım birimi dörtlük ve beyittir. 7. Arap ve Fars edebiyatında [...]
DEVAMI...>>
Tamlayan, tamlananın kime, neye ait olduğunu belirtir. Tamlayan “-(n) in” eki, tamlanan -(s) i (iyelik) ekini alır. Ablamın giysileri.. (Kimin giysileri?) Tamlayan Tamlanan Kapının kilidi (Neyin kilidi?) Belirtili ad tamlamalarında tamlayanla tamlanan yer değiştirebilir: Kimse bilmiyordu yerini Ayşe’nin. (Tamlanan Tamlayan) Baharı bir başkadır İzmir’in. (Tamlanan Tamlayan) Tamlananı belgisiz zamir olan ad tamlamalarında tamlayan, “-den” ekiyle [...]
DEVAMI...>>
Bir adın, değişik anlam ilgileri sağlamak için başka adlar tarafından tamamlanmasına ad tamlaması denir, Ad tamlamalarında asıl anlatılmak istenen öğeye tamlanan, onu anlamca tamamlayan öğeye de tamlayan denir. Tamlama kurulurken önce tamlayan, sonra tamlanan kullanılır. Örtüyü makinede yıkamış. (ad ad) Masanın örtüsünü, çamaşır makinesinde yıkamış. (Tamlayan Tamlanan, Tamlayan Tamlanan) Ad tamlamaları yapılışları ve kurdukları anlam [...]
DEVAMI...>>
Adın “-den” ekini almış durumudur. Eylemin addan uzaklaştığım, başladığı noktayı bildirir. Okuldan geç çıkmış. Gürültüler yan sınıftan geliyor. Çıkma durumundaki adlar, cümlede genellikle dolaylı tümleç ve zarf tümleci olur. Evin eksiklerini marketten tamamla. (D.T) Eşyalarını akşamdan topla. (Z.T) Çıkma durumu, adlara farklı anlam ilgileri katabilir. Korkudan kaçmış. (Neden) Bize sabahtan uğra. (Zaman) Kilosunu bir milyondan [...]
DEVAMI...>>
Adın “-de” ekini almış durumudur. Bu eki alan ad, eylemin kendi içinde ya da üstünde olduğunu belirtir. Kitaplar maşada duruyor. (Masanın üstünde) Evde ders çalışıyor. (Evin içinde) Bulunma durumundaki adlar cümlede dolaylı tümleç veya zarf tümleci görevinde olurlar: Kendisiyle toplantıda karşılaştım. D.T Bazı kuşlar sonbaharda göç ediyor. Z.T Bulunma durumu, adlara yer anlamının dışında farklı [...]
DEVAMI...>>
Adın “-e” ekini almış durumudur. Bu ek, adı eyleme bağlar ve eylemi ada doğru yöneltir. Eve baktım. Sınıfa girdik. Anneme gittim. Yönelme durumundaki adlar yer-yön anlamı taşıyınca dolaylı tümleç, zaman anlamı taşıyınca zarf tümleci olur. Eve erken gitti. (Nereye?) Akşama size geliriz. (Ne zaman?) Yönelme eki, adlara yer-yön anlamı dışında farklı anlamlar verebilir. Bahara taşınacaklar. [...]
DEVAMI...>>
Adın “-i” ekini almış durumudur. Ad, bu eki alınca bir belirlilik kazanır, herhangi bir varlık olmaktan çıkıp bilinen bir nesne durumuna gelir. Ev aldık. Evi aldık. Çiçek kokladı. Çiçeği kokladı Kitap okuyun. Kitabı okuyun. Belirtme durumundaki adlar, cümlede genellikle belirtili nesne görevinde bulunurlar. Çiçekleri vazoya yerleştir. Soruların cevaplarını bilmiyorum. NOT: Durum eki, aynı yazıma sahip [...]
DEVAMI...>>
İstiklal Marşının Açıklaması BİRİNCİ KITANIN AÇIKLAMASI: Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak. Şair, burada milletine seslenerek, ona, korkmamasını, sadece Türk milletinin daima parlayan yıldızı olan bayrağın, yurdumuzun üstünde son ocak tütünceye kadar dalgalanacağını söylemektedir. [...]
DEVAMI...>>
Nedim-i Kadim (?-1670) Dîvan şâiri, İstanbul’da doğdu. Medrese eğitimi gördü ve müderrislik yaptı. İstanbul’da öldü. Lâle Devri şâiri Nedim‘in takdirini kazanmış bir şâirdir. Bazı gazellerinde şuhça söyleyişi ile meşhur adaşı kadar başarılı olmuştur. Dîvân’ı Halil Nihat Boztepe tarafından Nedim Divânı’na ek olarak bastırıldı (1922).
DEVAMI...>>
Bağdat’ta yaşamış, iyi bir eğitim görmüştür. Bir tezkirede (Ahdi) geometri, fizik, astronomi bildiği yazılıdır. Kanuni’nin Bağdat seferi sırasında Kanuni’ye kasideler sunmuş, kendisine bağlanan maaşı alamayınca döneminin kötülüklerinden yakınan ünlü “Şikayetname”yi yazmıştır. Eser, mektup türündedir. Yaşamı yoksulluklar içinde geçen şair, Türkçe divanının Önsözünde bilimsiz şiiri, temelsiz bir yapıya benzetmiştir. Şiirlerini Azeri Türkçesiyle yazan lirik bir şairdir. [...]
DEVAMI...>>
İsmin Yalın Hali: Adın, durum eklerinden (-i, -e, -de, -den) hiçbirini almamış biçimidir. Bu durumdaki adlar, genellikle cümlenin öğelerinde özne ve belirtisiz nesne görevinde bulunurlar. Sağlık, insanlar için çok önemlidir. (Özne: Sağlık) Teknoloji, bilim adamları sayesinde her geçen gün ilkleri, buluşları ve icatları beraberinde getiriyor. (Özne: Teknoloji) – Adın durum ekinin dışındaki çekim eklerini alması [...]
DEVAMI...>>
SOYUT ADLAR: Duyu organlarımızla algılanamayan, var oluşlarını aklımızla kavradığımız, zihinde tasarlanan varlıkları, kavramları tanıtan adlara soyut adlar (soyut isimler) adı verilir. Duygu, düşünce ve kavram bildiren isimler soyuttur: üzüntü, zeka, anlayış, cesaret, can, sağlık…
DEVAMI...>>
SOMUT ADLAR: Beş duyu organlarımızdan herhangi biriyle algılanabilen varlıkları belirten adlardır. Örnekler: rüzgâr, ışık, koku, ağaç, ses…
DEVAMI...>>
TOPLULUK ADLARI: Aynı türden varlıkların oluşturduğu topluluklara verilen adlar: ordu, düzine, komisyon… Topluluk adları biçimce tekil, içerikçe çoğul sözcüklerdir. Tekil olarak kullanıldığı gibi gerektiğinde çoğul olarak da kullanılır: aileler, ekipler, sürüler
DEVAMI...>>
Çoğul adlar, büyük ünlü uyumuna göre değişen “-ler” ekini alırlar. Çokluk İsimlerinin Anlamları: a. Sözcüğe çokluk anlamı katar: Okullar açıldı. insanjar çok gaddar. b. Aile anlamını verir, “-gil” ekinin yerini tutar: Ayşeler bize gelecek. (Ayşegil) Yazı dedemlerde geçirdik, (dedemgil) c. “Her” belgisiz sıfatının görevini üstlenir: Sabahları süt içerim. (Her sabah) İnsaniar, mutlu olmak ister. (Her [...]
DEVAMI...>>
Deyim nedir? Genellikle gerçek anlamı dışında kullanılarak ifadeyi zenginleştiren, iki veya daha fazla kelimeden oluşan kalıplaşmış söz dizisine deyim denir. Bütün dillerde olduğu gibi, Türkçe‘de de çeşitli kalıplaşmış anlatımlar vardır: tamlamalar, birleşik sözcükler, ikilemeler, atasözleri, deyimler… Deyim, en az iki sözcükten kurulan, konuşmada ve yazıda anlatım gücünü artıran, anlam yönünden yer yer mantık dışına taşan [...]
DEVAMI...>>