Çanlar Kimin İçin Çalıyor

4 Haziran 2008 tarihinde tarafından eklendi.

 Eser Hakkında:

Yazarın en uzun eseri olan Çanlar Kimin İçin Çalıyor, İspanya iç savaşı esnasında faşistlerle çarpışan bir Amerikalıyı ele almaktadır. Özgürlüğün evrenselliği eserin ana düşüncesini oluşturmaktadır.

Çanlar Kimin İçin Çalıyor Özeti:

Robert, köprüyü uçurmakla görevlendirilmiş bir askerdir. Dağlardaki çete üyeleri ona yardım edecektir. Anselmo, Robert’e bu konuda klavuzluk etmektedir. Birlikte çete reisi Pablo’ya giderler. Ondan yardım istemektedir Robert. Pablo, es­kiden pek çok faaliyette bulunmasına rağmen şimdi yardım etmek istememektedir. Artık ölümden korkmaktadır. Onun bulunduğu bu topraklarda köprü uçurulmasına izin vermeye­ceğini söyler. Robert yukarıdan gelen emirin böyle olduğunu anlatır. Robert işlerin şimdiden kötü gittiğini düşünmektedir.

Pablo’nun mağarasına gelirler. Mağarada Pablo’nun a-damlan ve karısı ile bir kız vardır. Adamların pek çoğu Çin­gene’dir ve hayatlarını sürdürmek zorunda oldukları için sa­vaşa katılmışlardır. Robert, Maria isimli kızdan çok etkilenir. Kız, saçları erkek gibi kesilmiş olmasına rağmen çok güzeldir. Mağaradaki herkesle tanışan Robert, Pilar sayesinde köprüyü uçurmada kendisine yardım edebileceklerini öğrenir.
Maria, üç aydan beri onların yanındandır. Trenin uçurul­duğu gün onu deli gibi bir hâldeyken bulmuşlar ve mağara­ya getirerek tedavi etmişlerdir. Maria’ya Pilar dostluk göster­miş, onu her türlü kötülükten korumuştur. Robert biraz din­lendikten sonra Anselmo ile uçuracağı köprüyü görmeye gi­der. Köprü mağaraya oldukça yakındır. Köprünün kabataslak resmini çizer. Yolun arka tarafında da iki tane faşist nöbetçi kulübesi olduğunu görür. Dönüşte Anselmo İle konuşurlar. Anselmo, öldürmenin günah olduğunu düşünmektedir.
Mağaranın önüne geldiklerinde dinamit çuvallarının ba­şına nöbetçi koymuşlardır. Pablo hâlâ köprü işinde olmadığı­nı söylemektedir. Bunun üzerine Pilar, çete reisliğini üstlene­rek kocasını saf dışı bırakır. Robert, Pablo’nun tehlikeli olabi­leceğini düşünmektedir. Fakat gerekmedikçe adam öldür­mekten yana değildir. Mağarada bütün yoldaşlar birbirine hi­kâyelerini anlatmaya başlar. Robert’in babası bir çatışmada yaralanmış, karşı tarafın elinde geçmemek için kendini öldür­müştür. Maria’nın babası ise silah bulmaya vakti kalmadığı için karşı tarafın eline geçmiş ve kurşuna dizilmiştir. Bu arada Maria ile Roberto arasında bir yakınlaşma başlar.
Robert, sabah kalktığında yanında Maria’yı bulamaz. O-nu çok sevdiğini ve evlenmek istediğini düşünür. Bu sırada peş peşe uçaklar geçer, Püar bunun bir uğursuzluk olduğunu düşünür. Pilar, üyelerden pek çoğunun gelecek pazara çık­mayacağını düşünmektedir.
El Sordo (Önemli bir çete reisi) akşam mağaraya gelmeyince Robert onu görmeye gitmeye karar verir. Çünkü onun da yardımına ihtiyacı vardır. Maria, Pilar ve Robert birlikte Sordo’nun bulunduğu tepeye giderler. Yolda garip bir konuş­ma olur aralannda. Pilar, ölecek olanların kokularını önceden duyduğunu söyler. Bu esrarengiz kadın Robert’i şaşırtır. Ken­di hayat hikâyesini anlatır. Maria da hikâyesini anlatır. Baba ve annesini, bütün köylü ile kurşuna dizdikten sonra faşistler onun saçlarını tıraş ederek ona her türlü işkenceyi yapmış­lardır. Benzer bir şeyi de Pilar yanında iken Pablo diğer ta­rafın halkına yapmış, onları acımadan kurşuna dizmiştir. Fa­kat bu olaydan sonra psikolojisi bozulduğundan şimdi savaş­ta yer almak istememektedir.
Robert, El Sordo ile tanışır. El Sordo, köprünün uçurul-masında onlara yardım edeceğini vaat eder. El Sordo sekiz adamı ile birlikte onlarla birlik olacağını söyler. Yol tamircile­rinin nöbetçilerine saldırma, telefon hatlarını kesme ve köp­rüyü patlatmada aktif olarak yer alacaktır. Kendi aralarında bir plan yaparlar. Dönüşte Pilar yorulduğu için biraz fenalaşır. Bu yolculuk, Maria, Robert ve Pilar arasındaki samimiyeti artırmıştır. Robert, saldırı bittikten sonra Maria ile evleneceği­ne Pilar’a söz verir. Robert, onlara ülkesindeki hayatından, mesleğinden ve savaşla ilgili yazmayı tasarladığı kitaptan bahseder.
Kampa vardıklarında aylardan mayıs olmasına rağmen kar yağmaya başlamıştır. Karda Anselmo ona verilen görevi yapmaya çalışmakta, nöbeti beklemekte ve gelen arabaları ve gelişmeleri Robert’e bildirmek için etrafını gözetlemekte­dir. Kardan ve soğuktan ölmek üzeredir. Robert veya bir baş­kası nöbeti devralmak için gelecek olmasa ölmeyi göze almıştır. İdealleri uğruna donmak üzere iken Robert gelir ve ona bu teslimiyeti için teşekkür eder. Birlikte sıcak mağaraya döner ve ısınırlar. Saldırı planları sürüp giderken Robert ile Maria arasındaki aşk da kuvvetlenmektedir. Maria ona kocası gibi davranmaktadır. Robert bu duyguları böyle bir yerde ve bu kadar geç tattığına çok üzülür. Maria ile memleketinde ev­lenecekleri günlerin hayalini kurar. Fakat buradan sağ çıka­cağından hiç emin değildir. Mağara içinde Robert ve Pablo arasında büyük bir tartışma olur. Robert, onu öldürmemek için kendini zor tutar. Pablo sinirlenip dışarı çıktığında mağa­radaki herkes Pablo’nun zararlı hâle geldiğini ve öldürülmesi gerektiğini söyler. Eşi Pilar dahi Robert’e onay verir. Fakat Pablo her şeyi duymuş olduğundan birden fikir değiştirerek onlara yardım edeceğini söyler. Bu arada Robert, köprü yı­kım projesini tamamlamıştır.
Robert gece uyku tulumunda dışarıda uyurken bir atlı görür ve attaki adamın tehlikeli olabileceğini düşünerek vu­rur. Fakat adamın birliğine geri dönmediğini anlayan arka­daşlarının onu takibe çıkacağını anlar ve başlarına iş açtığını düşünerek endişelenir. Gece, Pablo da dinamitlerin birkıs-mını alarak kaçmıştır. Robert, her şeyin kötüye gittiğini dü­şünmeye başlar.
Sabah Robert, mevzilerini saklamak için diğerleriyle bir­likte çam dalları keser ve etraflarını bunlarla kapatır. Böylelik­le izlerini kaybettirebileceklerdir. Yanlarından dörtlü bir süva­ri geçer. Robert ve arkadaşları silahları mevzilerinde olması gereken yerlere yerleştirirler. Bu arada silah sesleri duyulma­ya başlar. Anlarlar ki Sordo’nun birlikleri saldırıya uğramıştır. Yardıma gidemezler. Gittikleri takdirde onlar da ölecektir ve­ya köprünün parlatılması İşi olmayacaktır. Sordo’nun ölüme gittiğini bile bile içleri kan ağlayarak yerlerinde dururlar. Sor-do ve arkadaşları öldürülür ve kafaları kesilir. Pablo, yolda on­ların kafalarının karşı birliklerin atlarındaki çantalarda olduğu­nu görür. Kaçtığına pişman olur ve Robert’e yardım etmek için geri döner. Olanları anlatmak ve köprüye saldırıyı dur­durmak için bir mektup yazmaya karar verir Robert. Mühürlü mektubu Golç’a götürme işi Andres’e verilir. Robert, Andres’in zamanında cevabı getirebileceğinden emin değildir.

Andres her gittiği bölükte şüpheyle karşılanır. Pek çok kez ajan zannedilerek öldürülecekken son anda kurtulur. Bir bö­lükten diğerine sevk edilip durduğu için mektubu Golç’a u-laştırdığında çok geç olur. Onun başına gelenler savaşta bi­rimlerin ne kadar birbirinden kopuk ve savaşın ne kadar an­lamsız olduğunu göstermektedir.
Mağarada ise köprüyü uçurma vakti yaklaşmıştır. Ro­bert, Maria ile geçirdiği üç günün hayatının en güzel günleri olduğunu düşünür. Köprünün çevresinde herkes önceden konuşulduğu gibi yerini almıştır. Robert, dinamitleri köprü­nün altına yerleştirir. Anselmo ile Robert iki adamı öldürürler. Bir kamyon köprüye yaklaşmak üzere iken köprüyü uçurur­lar. Fakat köprüden kopan demir bir parça, yaşlı Ansel-mo’nun ölmesine neden olur. Robert kendini çok yalnız his­seder. Bu arada Fernando ve Eledio vurulmuştur. Üç kayıp­ları vardır ve bir de arkalarında bir tank onlara ateş etmekte­dir. Köprü uçurulduktan sonra hepsi atlara binerek plan­ladıkları gibi kaçmaya başlarlar. Pablo, Maria, Pilar ve diğer­leri karşıya geçerken tank tekrar gelerek ateş eder. Hepsi at­ladıktan sonra Robert’in bacağı atın düşmesi yüzünden kırılır. Artık onun kaçmasına imkân yoktur. Maria’ya gitmesi için yalvarır. Artık Robert onda yaşayacaktır. Diğerleri Robert’i bırakıp uzaklaşırlar. Cumhuriyete gitmektedirler. Robert’in bütün ümitleri son bulmuştur. Robert son bir kişiyi de yattığı yerden öldürdükten sonra karşı tarafın eline geçmemek için kendini öldürmeye karar verir.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Satirik Şiir