Destanlar

Halk Edebiyatı nazım şekillerinden destan Farsça kökenli bir kelimedir. Saz şairlerinin sevgilerini, kahramanlıklarını, acıklı olayları, komik sosyal olayları anlattıkları manzum söyleşilerdir. Aşıkların sevgilerini, kahramanlık olaylarını, günlük olaylarla ilgili kimi durumları ve bazı acıklı olayları anlattıkları biçim olarak Halk Edebiyatı nazım türlerinden koşmaya benzeyen, koşmadan dörtlük sa­yısı, konu, anlatım ve ezgi yönünden ayrılan halk şiiri türü­dür.… Okumaya devam et Destanlar

Aşık Edebiyatı Oluşumu

Aşık Edebiyatı, ozan-baksı geleneğinin Anadolu’da yaşma biçiminin değişmesiyle ortadan kalkması üzerine 15.yüzyıldan sonra Anadolu’da başlamıştır. Aşıklık geleneği, Türk kültür varlığında önemli yer tutmaktadır. Aşıklık, çağlar süren deneyimlerden geçerek biçimlenmiş, kendine özgü icra töresi, geleneğe dayalı yapısı, aşık olmak ve âşıklığı sürdürmek için uyulması gereken kuralları olan bir gelenektir. Her edebî gelenek, kültür birikimi, dünya görüşü… Okumaya devam et Aşık Edebiyatı Oluşumu

Anonim Edebiyatta Türler

İnanç, sihir, büyü ve fallardan unsurlar alarak beslenen dualar sağlık ve hastalık hâllerinde, ürünün bereketli olma­sında, yağmurun yağmasında, tehlike ve felaketin mal ve mül­ke gelmemesinde, doğumdan ölüme kadarki bazı törenlerde iyi ve doğru olduğuna inanılan olumlu dileklerin ruhsal ve düşünsel ifadesini dilde kazanır. Türklerde bu dualar Şama­nizm, Manihaizm, Budizm kültür evrelerini aşarak İslamiyetle daha düzenli… Okumaya devam et Anonim Edebiyatta Türler

Anonim Edebiyat Hakkında Bilgi

İlk söyleyeni genel olarak bilinmeyen, başlangıcı insan­lığın İlk devrelerinden oluşan gelenekler, inançlar ve halk ara­sında sözlü olarak aktarılan ninni, tekerleme, mâni gibi halkın malı hâline gelmiş, insanların maddi ve manevi İnanç ve dü­şünce sistemlerinin üzerinde etkisi bulunan bu türler Anonim Halk Edebiyatı adı altında toplanmaktadır. Bu başlık altında ilk söyleyenleri belli olmayan destan, halk hikâyeleri,… Okumaya devam et Anonim Edebiyat Hakkında Bilgi

Türk Halk Şiiri

Türk Halk Şiiri, kaynağını halkın gelenekleri ve kül­türünden alan bir edebiyattır. Anonim veya ferdi olan mah­sullerle; efsane, menkıbe, destan, masal, hikâye, atasözü, bil­mece, fıkra,; türkü, mâni, ninni, ağıt, Halk şiiri içinde değerlen­dirilmektedir. Türk Halk şiiri üç bölüm hâlinde ele alı­nır: Anonim şiirler, Aşık Edebiyatı şiirleri ve Tekke (Tasavvuf ) Edebiyatı şiirleri.

Yunus Emre

(1250 -1320 ) 13. yüzyılda Sakarya çevresinde yaşadığı sanı­lan Yunus’un hayatı ve kişiliğine İlişkin bilgiler kısıtlıdır. Yunus Emre‘ye ait bilgiler, şiirlerinden ve onunla ilgili olarak sonradan yazılan kitaplardan sağlanmıştır.  Şiirlerinden; medrese eğitimi gördüğü, Bektaşi tarikatına bağlı olduğu, şeyhinin de Taptuk Emre olduğu anlaşılıyor. Bağlandığı tarikatın düşüncelerini yaymak için, gurbete çıkan dervişler geleneğine uygun olarak Anadolu’yu… Okumaya devam et Yunus Emre

Tekerlemeler

TEKERLEME NEDİR? Sözlüklerde “ağızda yuvarlanan söz, saçma sapan söz, eşsesli ı kelimelerle kurulu konuşma” anlamlarına gelen tekerleme masal, hikaye, bilmece, halk tiyatrosu gibi bazı edebi türler içinde veya bağımsız olarak söylenen ölçülü ve kafiyeli sözlerdir. Sözlüklerde “ağızda yuvarlanan söz, saç­ma sapan söz, eş sesli kelimelerle kurulu konuşma” anlam­larına gelen tekerleme, vezin, kafiye, seci veya aliterasyonlar­dan… Okumaya devam et Tekerlemeler

Vatan yahut Silistre

KONUSU: Siliistre bugünkü Bulgaristan’da Tuna ırmağının kıyısında, bir kenttir. 1388 yılında Türkler tarafından fethedilen Silistre, 1853-1856 Kırım Savaşı sırasında çok kalabalık bir Rus ordusu tarafından kuşatılmış, Musa Hulusi Paşa kumandanlığındaki Türk kuvvetleri kırk gün boyunca, kaleyi kahramanca savu­nurlar. Kitapta, asıl verilmek istenen Vatan Sevgisi’dir. Bunun ya­nında, Silistre Kalesİ’ne yardıma koşan gönüllüler ve bunlardan İslam Bey… Okumaya devam et Vatan yahut Silistre

Hacivat ile Karagöz Oyunu

Karagöz ve Hacivat’ın “Kütahya Çeşmesi” oyunundan kısa bir bir bölüm: Hacivat semai okuyarak gelir. “Şu âlemde bir vefalı dostum ol­sa, geliverse karşıma, o söylese ben dinlesem, ben söylesem o dinlese!” Karagöz (penceresinden): “Şu Hacivat da benim oğlanın burnu­nu yese.” Karagöz: “Ve bizi seyreden dostlar eğlenseler. Diyelim, işimiz ne imiş? İşimizi Mevla’m rast getire.. Yâr bana… Okumaya devam et Hacivat ile Karagöz Oyunu

Mevlananın Mesnevisi

Bilindiği gibi Mevlânâ’nın en büyük eseri Mesnevı’sidir. Eser, aruzun fâ’ilâtun fâ’ilâtun fâ’ilun kalıbıyla yazılmış olup 6 cilt, 25618 beyittir. Varlıkta birlik anlayışını birtakım hayali veya realist hikayelerle; insanlar arasında olduğu kadar hay­vanlar arasında da geçen vakalarla anlatmaya çalışan bir eserdir. Mevlânâ’da hakiki müslümanlık şüriyetin en yüksek de­recesi ile ifade edilmiştir. Ve bu müslümanlık şeklin değil,… Okumaya devam et Mevlananın Mesnevisi