Halit Ziya Uşaklıgil

8 Haziran 2008 tarihinde tarafından eklendi.

Batılı anlamda çağdaş Türk roman ve öykücülü­ğü Halit Ziya ile başlatılır. Modern romanın kurucu­su, öncüsü olan sanatçı ile Türk romanı, Tanzimat dönemindeki teknik zayıflıklarından kurtulur. Realizmin ve naturalizmin etkisinde kalan ro­mancı, yapıtlarında ruh çözümlemelerine, kahra­manlarının iç dünyalarının betimlenmesine önem vermiştir.
Romanlarında İstanbul’un aydın çevrelerini an­latan Halit Ziya Uşaklıgil, öykülerinin büyük bir bölümünde halkın yaşayış, gelenek ve göreneklerini anlatmaya çalışmıştır. Çevresinde gördüğü olaylardan, kişiler­den yararlanmış, bunları güçlü bir gözlemle değer­lendirerek yapıtlarına aktarmıştır. Yapıtları yabancı sözcük ve kurallarla yüklü, üslubu süslü ve özentilidir. Dilin sadeleştirilmesine karşı çıkmış, yabancı sözcük ve dil kurallarından kurtulmayı, “ağızdan dişler sökmek ölçüsünde tehikeli bir iş olarak) gör­müştür.
Öykülerinin dili romanlarına göre daha sadedir. Ölümünden bir süre önce, yapıtlarının bir bölü­münün dilini sadeleştirerek başlangıçta karşı çıktığı sadeleşme akımına uymak zorunda kaldı. Yapıtlarında Fransızca cümle yapısını andıran yeni bir sözdizini görülür.
Çevirileri de olan sanatçı, edebiyatımızda ilk mensur şiir örnekleri vermiştir.
Roman, öykü, tiyatro, makale… türlerinde yapıt­ları olan sanatçı, o güne kadar yazınsal bir tür ol­mayan ” anı” ya yazınsal bir nitelik kazandırmıştır.

Eserleri:
Ferdi ve Şürekası, Nemide, Bir Ölünün Defteri, Mai ve Siyah, Aşk-ı Memnu, Kırık Hayatlar (roman); Bir Yazın Tarihi, Solgun Demet. Aşka Dair, Kadın Pençesi, Bir Hikâye-i Sevda, Hepsinden Acı, Bir İzdivacın Tarih-i Muaşakası ( öykü ); Kâbus, Füruzan, Fare (oyun); Mezardan Sesler, Mensur Şiirler (şiir); Sanata Dair (deneme – makale)

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Pastoral Şiir