Hüseyin Cahit Yalçın

Eleştiri, öykü, roman türlerinde yapıtları olmasına karşın, daha çok gazeteciliği ile tanınmıştır. Romanlarındaki en büyük özellik, açık ve yalın üslubudur. Anlatımı süs ve özentiden uzaktır. Gazeteciliğe “Tanin”gazetesini çıkararak başla­mış, II.Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinde birkaç kez milletvekili seçilmiştir. Eserleri: Nadide, hayal İçinde (roman ) Hayat-ı Muhayyaf, Niçin Aldatırlarmış (öykü) Hayat-ı Hakikiyye Sahneleri (fıkra)  Edebi Hatıralar, Siyasi… Okumaya devam et Hüseyin Cahit Yalçın

Halit Ziya Uşaklıgil

Batılı anlamda çağdaş Türk roman ve öykücülü­ğü Halit Ziya ile başlatılır. Modern romanın kurucu­su, öncüsü olan sanatçı ile Türk romanı, Tanzimat dönemindeki teknik zayıflıklarından kurtulur. Realizmin ve naturalizmin etkisinde kalan ro­mancı, yapıtlarında ruh çözümlemelerine, kahra­manlarının iç dünyalarının betimlenmesine önem vermiştir. Romanlarında İstanbul’un aydın çevrelerini an­latan Halit Ziya Uşaklıgil, öykülerinin büyük bir bölümünde halkın yaşayış, gelenek… Okumaya devam et Halit Ziya Uşaklıgil

Cenap Şahabettin

Servet-i Fünun şiirinin Tevfik Fikret‘ ten sonra ikinci önemli şairidir. Sanatının ilk dönemlerinde Tanzimatın ikinci dönem santçılarının etkisinde şiirler yazmış, tıp eğitimi için gittiği Fransa’da sembolizm ve parnasizm akımlarını tanımıştır. Edebiyatımızda sembolizmin öncülerinden olan sanatçı “sanat İçin sanat” görüşüne bağlı kalmış, aruzu da başarıyla kullanmıştır. Cenap Şahabettin, şiirlerini yeni mecazlarla Arapça – Farsça söz­cüklerle kurmuş; müzikaliteye,… Okumaya devam et Cenap Şahabettin

Tevfik Fikret

(1867-1915) Türk şiirinin çağdaşlaşmasında, yeni bir kimlik kazanmasında önemli bir dönüm noktasıdır. Galatasaray Lisesi’nde ( Mekteb-i Sultani) okumuş, burada Recaizade Mahmut Ekrem, Muallim Naci gibi dönemin ünlü edebiyat öğretmenlerinin öğren­cisi olmuştur. Recaizade Mahmut Ekrem’in desteğiyle, Servet-i Fünun dergisinin başına getirilen sanatçı, çeşitli memurluklarının ardından, yine Galatasaray Lise­si’nde öğretmenlik yapmıştır. Derginin kapatılması üzerine bebek’teki “Aşiyan” adını… Okumaya devam et Tevfik Fikret

Muallim Naci

Düşünce ve beğeni alışkanlıkları yönünden es­kiye bağlıdır. Bu, aldığı medrese kültürüne bağlanabilir. Recaizade Mahmut Ekrem‘e karşı, “göz için uyak” anlayışını savunmuştur. Aruzu kullanmasına karşın dil sadedir. Sanatçının “Lügat-i Naci” adlı bir sözcüğü de vardır. Edebiyatımızda köyü konu alan ilk şiir yani ilk köy şiiri “Köylü Kızların Şarkısı” Muallim Naci‘ye aittir. Eserleri: Ateşpare, Şerare, Füruzan (… Okumaya devam et Muallim Naci

Nabizade Nazım

(1862-1893) Annesini çocuk yaşta kaybetmesi nedeniyle çocukluğunu ve gençliğini çok  mutlu yaşayamamıştır. Büyük Annesinin yanındayken Tophane Mahalle Mektebi’ni bitirdikten sonra Salıpazarı’ndaki Fevziye Rüştiyesi’ne başladı daha sonra Beşiktaş Askeri Rüştiyesi’ne girdi. İdadi(lise) öğrenimini bu okulda bitirdikten sonra yüksek öğrenimini Mühendishane-i Berri-i Hümayun’da (kara askeri mühendis okulu) okudu ve 1884 te topçu mülazım-ı sanisi (topçu üsteğmen) olarak bitirdi; Mekteb-i… Okumaya devam et Nabizade Nazım

Abdülhak Hamit Tarhan

Döneminin en büyük şairi sayılmış, “Şairi Azam” olarak anılmıştır. Türk şiirinin biçim ve içerik yönün­den yenileşmesinde önemli katkılarda bulunmuştur. Ölen karısı Fatma Hanım için yazdığı “Makber” şiiri ünlüdür. Abdülhak Hamit Tarhan, şiirinin ana konuları; sevgi, doğa, ölüm, metafi­zik ve günlük yaşamdır. Sanat için sanat anlayışıyla bireysel konuları iş­ledi; ümidi, acıyı, isyanı dile getirdi. Duygu ve… Okumaya devam et Abdülhak Hamit Tarhan

Recaizade Mahmut Ekrem

Tanzimat’ın ikinci kuşak sanatçılarındandır. Batı edebiyatı yanlısı genç sanatçılara önderlik etmiştir. Eski edebiyat yanlısı genç sanatçılara önderlik etmiştir. Eski edebiyat yanlısı Muallim Naci ile “uyağın göz için mi; kulak için mi” olması gerekti­ği konusunda biçim tartışmalarına girmiştir. “Göz için uyak” anlayışında olan Muallim Naci ile olan tartışmasından galip çıkmıştır. Döneminde “Üstat Ekrem” olarak anılan Recaizade… Okumaya devam et Recaizade Mahmut Ekrem

Ali Bey

Çeşitli devlet hizmetlerinde bulunmuş; kayma­kamlık, valilik yapmış; Tercüme Odası’nda yetiş­miştir. Son görevi Düyun-ı Umumiye Direkttörlüğü ol­duğundan, Direktör Ali Bey olarak anılan sanatçı, tiyatro ve mizah alanındaki çalışmalarıyla tanınır. “Diyojen” dergisine mizah yazıları yazmış, Moliere’den uyarlamalar yapmıştır, Eserleri: Lehçet’ül Hakayık ( sözcüklerin mizahı karşılık­larını veren sözlük ); Kokona Yatıyor ( komedi); Seyahat Jurnali ( günlük );… Okumaya devam et Ali Bey

Ahmet Cevdet Paşa

Önemli devlet görevlerinde bulunmuş; kadılık, müderrislik yapmıştır. Tarih, hukuk, dil ve edebiyat konularında çalış­malar yapmıştır. Eserleri: Kavaid-ı Osmaniye { dilbilgisi); Betagat-i Osma­niye ( kuramsal edebiyat); Mecelle-i Ahkam-ı Adliye ( hukuk ) ; Kısas-ı Enbiya, Tarih-i Cevdet (tarih )