<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Edebiyat, Kültür ve Sanat &#187; Şiirler</title>
	<atom:link href="http://www.edebiyatsayfasi.com/bolum/siirler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.edebiyatsayfasi.com</link>
	<description>Edebiyat Hakkında Her Şey</description>
	<lastBuildDate>Tue, 01 Nov 2011 21:10:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.3</generator>
		<item>
		<title>Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman</title>
		<link>http://www.edebiyatsayfasi.com/ihlamurlar-cicek-actigi-zaman/</link>
		<comments>http://www.edebiyatsayfasi.com/ihlamurlar-cicek-actigi-zaman/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2009 12:31:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Şiirleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatsayfasi.com/?p=1268</guid>
		<description><![CDATA[Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman geleceğim, ne güzel bir şiir&#8230;..Paylaşmaya değer.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-7377956840734751";
/* 300x250, oluşturulma 21.03.2011 */
google_ad_slot = "5248438813";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p> <p>Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman geleceğim, ne güzel bir <a href="http://www.edebiyatogretmeni.net/siirler.htm">şiir</a>&#8230;..Paylaşmaya değer.</p>
<div><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="420" height="339" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.dailymotion.com/swf/x9x20w" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="420" height="339" src="http://www.dailymotion.com/swf/x9x20w" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object><strong><a href="http://www.dailymotion.com/swf/x9x20w"><br />
</a></strong><em><a href="http://www.dailymotion.com/yusufkenan01"></a></em></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatsayfasi.com/ihlamurlar-cicek-actigi-zaman/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstiklal Marşının Açıklaması</title>
		<link>http://www.edebiyatsayfasi.com/istiklal-marsinin-aciklamasi/</link>
		<comments>http://www.edebiyatsayfasi.com/istiklal-marsinin-aciklamasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 2009 21:22:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Temel Eser Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[İstiklal Marşı]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Akif Ersoy]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatsayfasi.com/istiklal-marsinin-aciklamasi/</guid>
		<description><![CDATA[İstiklal Marşının Açıklaması BİRİNCİ KITANIN AÇIKLAMASI: &#160; Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak. &#160; Şair, burada milletine seslenerek, ona, korkmamasını, sadece Türk milletinin daima parlayan yıldızı olan bayrağın, yurdumu­zun üstünde son ocak tütünceye kadar dalgalanacağını söylemek­tedir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.edebiyatsayfasi.com/istiklal-marsinin-aciklamasi/">İstiklal Marşının Açıklaması</a></strong></p>
<p align="justify">BİRİNCİ KITANIN AÇIKLAMASI:</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;<br />
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.<br />
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;<br />
O benimdir, o benim milletimindir ancak.
</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Şair, burada milletine seslenerek, ona, korkmamasını, sadece Türk milletinin daima parlayan yıldızı olan bayrağın, yurdumu­zun üstünde son ocak tütünceye kadar dalgalanacağını söylemek­tedir.</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">İKİNCİ KIT&#8217;ANIN AÇIKLAMASI:</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!<br />
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?<br />
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl!<br />
Hakkıdır, Hakk&#8217;a tapan, milletimin istiklâl!
</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Bu kıt&#8217;ada, şâir, gayet hiddetli bir şekilde, aynı zamanda da yalvararak, bayrağa sesleniyor: &#8216;Ey nazlı hilâl, Hakk&#8217;a tapan, istik­lali İçin hiçbir milletin dökmediği kadar kanını dökmüş bulunan, bu &#8220;kahraman ırkıma&#8221; suratını asma, şiddetli davranma, bir kere-cik de olsa gül&#8230;&#8217; demektedir.</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">SÖZLÜK</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Sancak : Bayrak<br />
Celâl          : Kızgınlık, öfke<br />
Hilâl : Ay<br />
İstiklâl : Bağımsızlık
</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">ÜÇÜNCÜ KIT&#8217;ANIN AÇIKLAMASI:</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.<br />
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!<br />
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.<br />
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Şâir, kendi şahsında milletine seslendiği bu kıf ada, kendisi­nin (yani milletinin) çok büyük boyutlarda kükremiş bîr sel oldu­ğunu, tarihin hiçbir döneminde, kendisine zincir vurulamadığını, bunu düşünmenin bile çılgınlık olduğunu; çünkü dağlan yırtacak, enginlerden taşacak, önüne çekilecek her türlü bendi çiğneyerek aşacak derecede bir yapıya ve özelliğe sahip olduğunu vurguluyor.</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">DÖRDÜNCÜ KIT&#8217;ANIN AÇIKLAMASI:</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar,<br />
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.<br />
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,<br />
&#8220;Medeniyet!&#8221; dediğin tek dişi kalmış canavar?
</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Şair, yine kendisine ve milletine sesleniyor ve diyor ki: O garbın topu, tüfeği, teknolojisi, çelik zırhları, bütün uçsuz bucak­sız gökleri varsın sarmış bulunsun. Ve batı, böyle bir güce sahip olduğu için, köpek gibi havlayıp dursun. Korkma ve sakın al­danma, o, tüm bu ihtişamına rağmen, tek dişi kalmış, ömrünün son günlerini yaşayan yaşlı bir canavardan başka bir şey değildir. Ve o, benim iman dolu savunma gücüne sahip olan milletimle başa çıkamaz.</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">SÖZLÜK</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Âfâk          : Ufuklar.<br />
Ufuk         : Gözün görebildiği en uzak nokta.<br />
Serhad       : Hudut, sınır boyu, son nokta, son kale.
</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">BEŞİNCİ KIT&#8217;ANIN AÇIKLAMASI:</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.<br />
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.<br />
Doğacaktır sana va&#8217;dettiği günler Hakk&#8217;ın&#8230;<br />
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.
</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Şâir, milletine sesleniyor: Arkadaş, yurduma karşı yapılan bu alçakça, namussuzca, şerefsizce saldırıya karşı gövdeni siper et. Sakın ha mücadeleden vazgeçme. Hakk&#8217;ın sana vadettiği gün­ler mutlaka gelecektir. Belki yarın, belki yarından da yakın.</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">ALTINCI KITANIN AÇIKLAMASI:</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Bastığın yerleri &#8220;toprak&#8221; diyerek geçme, tanı:<br />
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.<br />
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:<br />
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.
</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Milletine seslenmeye devam ediyor: &#8220;Bak&#8221; diyor, bu toprak­lar var ya, bu topraklar, hani her gün üzerine bastığın, sıradan bir toprak değildir. Bu topraklar altında, binlerce şehit kefensiz ola­rak yatmaktadır. Sen ki, bu şehitlerin evladı olarak, sana dünyala­rı dahi verseler, bu cennet vatanından asla vazgeçmeyeceğini de sakın unutma.</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">SÖZLÜK</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Haya         : Ar, namus, şeref, utanma, edep, terbiye</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">YEDİNCİ KIT&#8217;ANIN AÇIKLAMASI:</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?<br />
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!<br />
Canı, cânânı, bütün varımı alsın da Hûda,<br />
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.
</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Yine milletine sesleniyor: Vatanım, her karış toprağından şe­hit kanı fışkıran cennet gibi bir ülkedir. Allah, benim canımı, sev­diklerimi, neyim var neyim yoksa hepsini alsın razıyım. Yeter ki beni bu cennet vatanımdan ayrı düşürmesin.</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">SEKİZİNCİ KITANIN AÇIKLAMASI:</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Ruhumun senden, ilâhi, şudur ancak emeli:<br />
Değmesin mabedimin göğsüne nâmahrem eli.<br />
Bu ezanlar -ki şahadetleri dinin temeli-<br />
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.
</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><a href="http://www.edebiyatsayfasi.com/yazi/mehmet-akif-ersoy/">Mehmet Akif Ersoy</a>, burada Allah&#8217;a sesleniyor. Vatanımın camilerinde oku­nan ezanlar, bu milletin senin yolunda olduğunun en açık delili­dir. Ezanlar bunun şahididir. Onun İçin, senin yolunda olan bir kulun olarak, Allah&#8217;ım, tüm ruhumla ve bedenimle senden şunu diliyorum: Bu mabetlere yabancı eli değmesin.</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">SÖZLÜK</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Şühedâ      : Şehitler, şehitlerin kanı.<br />
Hûda        : Allah, Tanrı.<br />
Cüda         : Ayrı.
</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">DOKUZUNCU KIT&#8217;ANIN AÇIKLAMASI:</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım.<br />
Her cerihamdan, ilâhi, boşanıp kanlı yaşım,<br />
Fışkırır ruh-ı mücerred gibi yerden na&#8217;şım;<br />
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.
</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">İşte o zaman, yani mabedimin göğsüne yabana eli değmediği zaman, şayet, ölmüşsem ve mezarımın başında bir taşım varsa, o taş sana şükranla, huzurla dolu olarak bin kere secde eder. Bu secde etme esnasında, Allah&#8217;ım, her yaramdan kanlı yaşlar boşa­nır. Ve yine o zaman cesedim, bir ruh gibi fışkırarak göğe çıkar ve belki de başım arşa değer.</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">ONUNCU KIT&#8217;ÂNIN AÇIKLAMASI:</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!<br />
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.<br />
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:<br />
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;<br />
Hakkıdır, Hakk&#8217;a tapan, milletimin istiklâl!
</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Bu son bölümde, <a href="http://www.edebiyatsayfasi.com/bolum/sanatcilar/sairler/">şair</a> artık söyleyeceğini söylemiş ve rahat­lamıştır. Bu rahatlığı, Allah&#8217;ına ve milletine olan inancından kay­naklanmaktadır. Bu rahatlıkla, gayet emin bir şekilde, bayrağa seslenmekte ve dökülen bütün kanlarının helal olduğunu Türk Bayrağını ve Türk ırkını, sonsuza kadar, köleleştirmenin mümkün olamayacağını, çünkü ezelden beri hür yaşamış bayrağın ebedi­yette de hür olmayı zaten hak etmiş olduğunu ve yine Hakk&#8217;tan başka bir ilâhı olmayan Türk milletinin de bağımsızlığının en doğal hakkı olduğunu anlatmaktadır. Bu <a href="http://www.edebiyatsayfasi.com/bolum/siirler/">şiir</a> Türk <a href="http://www.edebiyatsayfasi.com">edebiyat</a>ının şaheser <a href="http://www.edebiyatsayfasi.com/bolum/siirler/">şiirler</a>inin başında gelmektedir. Genel anlamıyla <a href="http://www.edebiyatsayfasi.com/yazi/istiklal-marsi/">istiklal marşı</a>mızda yok olmak üzere olan bir milletin yeniden ayaklanmasını anlatmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatsayfasi.com/istiklal-marsinin-aciklamasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dramatik Şiir</title>
		<link>http://www.edebiyatsayfasi.com/dramatik-siir/</link>
		<comments>http://www.edebiyatsayfasi.com/dramatik-siir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Sep 2008 22:51:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir Bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Nazım Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir Türleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatsayfasi.com/?p=532</guid>
		<description><![CDATA[Dramatik Şiir: Tiyatroda sahnelenmek için yazılmış şiirlere verilen addır. Genellikle acıklı ya da korkunç bir konuyu anlatır. Bu şiir türüne Batı edebiyatında Corneille, Shakespeare, Racine; bizim edebiyatımızda ise Namık Kemal, Faruk Nafiz Çamlıbel, Abdülhak Hamit Tarhan dramatik şiirin en güzel örneklerini ortaya koymuşlardır. Örnek: — Kızım, bundan daha az söylenir mi acaba? Elde midir bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dramatik Şiir: Tiyatroda sahnelenmek için yazılmış <a href="http://www.edebiyatogretmeni.net/siirler.htm">şiirler</a>e verilen addır. Genellikle acıklı ya da korkunç bir konuyu anlatır.</p>
<p>Bu <a href="http://www.edebiyatogretmeni.net/siirler.htm">şiir</a> türüne Batı edebiyatında Corneille, Shakespeare, Racine; bizim edebiyatımızda ise Namık Kemal, Faruk Nafiz Çamlıbel, Abdülhak Hamit Tarhan dramatik şiirin en güzel örneklerini ortaya koymuşlardır.</p>
<p>Örnek:</p>
<p>— Kızım, bundan daha az söylenir mi acaba?<br />
Elde midir bu yası başka türlü söylemek?<br />
Düşün bir kere, Suna, denizsizlik ne demek?<br />
Boşalması ne demek, ırmakların oluğu?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatsayfasi.com/dramatik-siir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Satirik Şiir</title>
		<link>http://www.edebiyatsayfasi.com/satirik-siir/</link>
		<comments>http://www.edebiyatsayfasi.com/satirik-siir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Sep 2008 22:47:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir Bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Nazım Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir Türleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatsayfasi.com/?p=530</guid>
		<description><![CDATA[Satirik Şiir: Kişilerin ve toplumların beğenilmeyen yönlerini İşleyen, alaycı ve eleştirisel bir dili olan şiirlerdir. Halk Edebiyatında karşılığı taşlama, Divan Edebiyatında ise hicivdir. Örnek: Bir vakte erdi ki bizim günümüz Yiğit belli değil, mert belli değil Herkes yarasına derman arıyor Deva belli değil, dert belli değil.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Satirik <a href="http://www.edebiyatogretmeni.net/siirler.htm">Şiir</a>:</strong> Kişilerin ve toplumların beğenilmeyen yönlerini İşleyen, alaycı ve eleştirisel bir dili olan <a href="http://www.edebiyatogretmeni.net/siirler.htm">şiirler</a>dir. Halk Edebiyatında karşılığı taşlama, Divan Edebiyatında ise hicivdir.</p>
<p><strong>Örnek:</strong></p>
<p>Bir vakte erdi ki bizim günümüz<br />
Yiğit belli değil, mert belli değil<br />
Herkes yarasına derman arıyor<br />
Deva belli değil, dert belli değil.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatsayfasi.com/satirik-siir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Didaktik Şiir</title>
		<link>http://www.edebiyatsayfasi.com/didaktik-siir/</link>
		<comments>http://www.edebiyatsayfasi.com/didaktik-siir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Sep 2008 22:46:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir Bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Nazım Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir Türleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatsayfasi.com/?p=528</guid>
		<description><![CDATA[Didaktik Şiir: Bilgi vermek ve eğitmek amacıyla yazılan, duygudan çok düşünceye ağırlık veren şiirlerdir. Örnek: Güzel dil Türkçe bize Başka dil gece bize İstanbul konuşması En saf, en ince bize]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Didaktik Şiir: Bilgi vermek ve eğitmek amacıyla yazılan, duygudan çok düşünceye ağırlık veren şiirlerdir. </p>
<p>Örnek:</p>
<p>Güzel dil Türkçe bize<br />
Başka dil gece bize<br />
İstanbul konuşması<br />
En saf, en ince bize</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatsayfasi.com/didaktik-siir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Epik Şiir</title>
		<link>http://www.edebiyatsayfasi.com/epik-siir/</link>
		<comments>http://www.edebiyatsayfasi.com/epik-siir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Sep 2008 22:40:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir Bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Nazım Türleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatsayfasi.com/?p=526</guid>
		<description><![CDATA[Epik Şiir: Kahramanlıkları, savaşları ve önemli bir tarih olayını anlatan şiirlerdir. Manzum destanlar da bu tür altında incelenebilir. Örnek; &#8220;Masaldı, dağlar, taşlar gerçekten masaldı ha, Geçiyordu Mustafa Kemal Çamlıbel&#8217;den. Yabanın kurdu kuşu seyrine inmişler, Kara pençelerle, ak gagalarla. Susmuştu yeryüzü efsaneler içinde, Masaldı, dağlar taşlar gerçekten masaldı ha.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Epik <a href="http://www.edebiyatogretmeni.net/siirler.htm">Şiir</a>: Kahramanlıkları, savaşları ve önemli bir tarih olayını anlatan <a href="http://www.edebiyatogretmeni.net/siirler.htm">şiirler</a>dir. Manzum destanlar da bu tür altında incelenebilir.</p>
<p>Örnek;</p>
<p>&#8220;Masaldı, dağlar, taşlar gerçekten masaldı ha,<br />
Geçiyordu Mustafa Kemal Çamlıbel&#8217;den.<br />
Yabanın kurdu kuşu seyrine inmişler,<br />
Kara pençelerle, ak gagalarla.<br />
Susmuştu yeryüzü efsaneler içinde,<br />
Masaldı, dağlar taşlar gerçekten masaldı ha.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatsayfasi.com/epik-siir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pastoral Şiir</title>
		<link>http://www.edebiyatsayfasi.com/pastoral-siir/</link>
		<comments>http://www.edebiyatsayfasi.com/pastoral-siir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Sep 2008 22:30:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir Bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir Türleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatsayfasi.com/?p=513</guid>
		<description><![CDATA[Pastoral Şiir: Kır ve doğa sevgisini, güzelliklerini, çoban yaşayışını tanıtıp sevdirmek gayesini taşıyan şiirlere verilen addır. Bu şiir türü iki başlıkte incelenebilir: * İdil: Yazarın doğa karşısında duygu yüklü olduğunu anlatmasına verilen addır. * Eglog: Yazarın duygularını bir çobanla karşılıklı konuşuyormuş gibi anlatmasına Eglog adı verilir. Türk Edebiyatında idil tarzında pastoral şiirler varsa da eglog [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Pastoral Şiir: Kır ve doğa sevgisini, güzelliklerini, çoban yaşayışını tanıtıp sevdirmek gayesini taşıyan <a href="http://www.edebiyatogretmeni.net/siirler.htm">şiirler</a>e verilen addır.</p>
<p>Bu <a href="http://www.edebiyatogretmeni.net/siirler.htm">şiir</a> türü iki başlıkte incelenebilir:</p>
<p>* İdil: Yazarın doğa karşısında duygu yüklü olduğunu anlatmasına verilen addır.<br />
* Eglog: Yazarın duygularını bir çobanla karşılıklı konuşuyormuş gibi anlatmasına Eglog adı verilir.</p>
<p>Türk Edebiyatında idil tarzında pastoral şiirler varsa da eglog tarzında pastoral şiir yoktur. Bu türü Tevfik Fikret denemiş fakat çok fazla başarılı olamamıştır. Behçet Necatigil, Recaizade Mahmut Ekrem, Yahya Kemal, Cahit Külebi başarılı pastoral şairleri arasında yer alarak bu türün en güzel örneklerini vermişlerdir.</p>
<p>Pastoral Şiir Örnekleri:</p>
<p>BİNGÖL ÇOBANLARI<br />
Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum.<br />
Bu dağların eskiden aşinasıdır soyum.<br />
Bekçileri gibiyiz ebenced buraların,<br />
Bu tenha derelerin, bu vahşi kayaların<br />
Görmediği gün aynı pınardan doldurup testimizi<br />
Kırlara açılırız çıngıraklarımızla.<br />
Okuma yok,yazma yok, bilmeyiz eski yeni,<br />
Kuzular bize söyler yılların geçtiğini,<br />
Arzu, başlarımızdan yıldızlar gibi yüksek;<br />
Önümüzde bir sürü, yanımızda bir köpek,<br />
Dolaştırıp dururuz aynı daüssılayı.<br />
Anam bir yaz gecesi doğurmuş beni burda,<br />
Bu çamlıkta söylemiş son sözlerini babam;<br />
Şu karşıki bayırda verdim kuzuyu kurda,<br />
&#8220;Suma&#8221;mın başka köye gelin gittiği akşam,<br />
Gün biter, sürü yatar ve sararsan bir ayla,<br />
Çoban hicranlarını basar bağrına yayla.<br />
Kuru bir yaprak gibi kalbini eline al,<br />
Diye hıçkırır kaval:<br />
Bir çoban parçasısın, olmasan bile koyun,<br />
Daima eğeceksin başkalarına boyun;<br />
Hülyana karışmasın ne şehir, ne de çarşı,<br />
Yamaçlarda her akşam batan güneşe karşı<br />
Uçan kuşları düşün, geçen kervanları an,<br />
Mademki kara bahtın adını koydu çoban!<br />
Nasıl yaşadığından, ne içip yediğinden,<br />
Çıngırak seslerinin dağlara dediğinden<br />
Anlattı uzun uzun.<br />
Şehrin uğultusundan usanmış ruhumuzun<br />
Nadir duyabildiği taze bir heyecanla,<br />
Karıştım o gün bugün bu zavallı çobanla<br />
Bingöl yaylalarının mavi dumanlarına,<br />
Gönlümü yayla yaptım Bingöl çobanlarına.</p>
<p>****************************</p>
<p>Yanık bir kaval sesi geliyordu uzaktan<br />
Derdi dağlardan aşkın ak abalı bir çobandan<br />
Önünde sürüleri ardında sürüleri<br />
İniyordu yemyeşil, dumanlı bir yamaçtan</p>
<p>********</p>
<p>Gümüş bir dumanla kapandı her yer<br />
Yer ve gök bu akşam yayla dumanı<br />
Sürüler , çeşmeler , sarı çiçekler<br />
Beyaz kar, yeşil çam, yayla dumanı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatsayfasi.com/pastoral-siir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lirik Şiir</title>
		<link>http://www.edebiyatsayfasi.com/lirik-siir/</link>
		<comments>http://www.edebiyatsayfasi.com/lirik-siir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Sep 2008 22:22:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir Bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir Türleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatsayfasi.com/?p=511</guid>
		<description><![CDATA[Lirik Şiir: İçten gelen duyguları, coşkulu ve dokunaklı bir dille anlatan şiirlere denir. Bu şiirlerde, &#8220;aşk, ayrılık, özlem&#8230;&#8221; gibi kişisel duyguların yanında toplumsal olaylardan kaynaklanan &#8220;sevinç, acı, öfke&#8221; gibi ortak duygularda anlatılır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Lirik Şiir: İçten gelen duyguları, coşkulu ve dokunaklı bir dille anlatan şiirlere denir. Bu şiirlerde, &#8220;aşk, ayrılık, özlem&#8230;&#8221; gibi kişisel duyguların yanında toplumsal olaylardan kaynaklanan &#8220;sevinç, acı, öfke&#8221; gibi ortak duygularda anlatılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatsayfasi.com/lirik-siir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uyak (Kafiye)</title>
		<link>http://www.edebiyatsayfasi.com/uyak-kafiye/</link>
		<comments>http://www.edebiyatsayfasi.com/uyak-kafiye/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Sep 2008 22:13:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir Bilgisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatsayfasi.com/?p=499</guid>
		<description><![CDATA[UYAK (KAFİYE) Uyak, dize sonlarındaki farklı anlamdaki sözcüklerin ve farklı görevdeki eklerin yarattığı ses benzerliklerine denir. UYAK ÇEŞİTLERİ 1. Yarım Uyak: Tek sessiz harf benzerliğiyle yapılır. Sarı çiğdem yaz getirir Mormenekşe guz getirir 2. Tam Uyak: İki ses benzerliğiyle yapılan uyaklardır. Daha doğrusu bir ünsüz ile bir ünlünün benzerliğine dayanan kafiye türüdür. 3. Zengin Uyak: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>UYAK (KAFİYE)</strong></span></p>
<p>Uyak, dize sonlarındaki farklı anlamdaki sözcüklerin ve farklı görevdeki eklerin yarattığı ses benzerliklerine denir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>UYAK ÇEŞİTLERİ </strong></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>1. Yarım Uyak:</strong></span></p>
<p>Tek sessiz harf benzerliğiyle yapılır.</p>
<p>Sarı çiğdem yaz getirir</p>
<p>Mormenekşe guz getirir</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>2. Tam Uyak:</strong></span></p>
<p>İki ses benzerliğiyle yapılan uyaklardır. Daha doğrusu bir ünsüz ile bir ünlünün benzerliğine dayanan kafiye türüdür.</p>
<p><strong>3. Zengin Uyak:</strong></p>
<p>İkiden fazla ses benzerliğiyle yapılan uyaklardır.</p>
<p>Uçun kuşlar uçun doğduğum v<span style="text-decoration: underline;">ere</span>.<br />
Şimdi dağlarında mor sümbül vardır.<br />
Ormanlar koynunda bir serin d<span style="text-decoration: underline;">ere</span>.<br />
Dikenler içinde sarı gül vardır.</p>
<p>Şiirin 1. ve 3. dizelerindeki &#8220;yere-dere&#8221; sözcüklerinde üç sesle zengin uyak; 2. ve 4. dizelerindeki &#8220;gül-sümbül&#8221; sözcüklerinde iki sesle tam uyak yapılmıştır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>4. Tunç Uyak:</strong></span></p>
<p>Uyak olan sözcüklerden birinin diğerinin içinde yer almasıyla yapılan uyaktır.</p>
<p>Bastığın yerleri toprak diyerek geçme <strong>tanı</strong></p>
<p>Düşün altındaki binlerce kefensiz ya<strong>tanı</strong>.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>5. Cinaslı Uyak:</strong></span></p>
<p>Yazılışları aynı, anlamları farklı sözcüklerle yapılan uyaklardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatsayfasi.com/uyak-kafiye/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aruz Ölçüsü</title>
		<link>http://www.edebiyatsayfasi.com/aruz-olcusu/</link>
		<comments>http://www.edebiyatsayfasi.com/aruz-olcusu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Sep 2008 22:07:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir Bilgisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatsayfasi.com/?p=496</guid>
		<description><![CDATA[ARUZ ÖLÇÜSÜ: Dizelerdeki hecelerin açık ve kapalı olması mantığına dayanan ölçü sistemine verilen addır. Arap ve Fars edebiyatından alınmıştır, daha çok Divan şiirinde kullanılmıştır. Aruz ölçüsü Türkçe&#8217;nin dil kurallarına aykırı olduğu içn aruz ölçüsünün kullanıldığı şiirlerde Türkçe kelimelerden ziyade Arapça ve Farsça kelimeler kullanılmış bu da aruz vezni ile yazılan şiirlerin dilinin ağır olmasına ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ARUZ ÖLÇÜSÜ:</p>
<p>Dizelerdeki hecelerin açık ve kapalı olması mantığına dayanan ölçü sistemine verilen addır. Arap ve Fars edebiyatından alınmıştır, daha çok Divan <a href="http://www.edebiyatogretmeni.net/siirler.htm">şiir</a>inde kullanılmıştır. Aruz ölçüsü Türkçe&#8217;nin dil kurallarına aykırı olduğu içn aruz ölçüsünün kullanıldığı <a href="http://www.edebiyatogretmeni.net/siirler.htm">şiirler</a>de Türkçe kelimelerden ziyade Arapça ve Farsça kelimeler kullanılmış bu da aruz vezni ile yazılan şiirlerin dilinin ağır olmasına ve anlaşılmasının zor olmasına yol açmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatsayfasi.com/aruz-olcusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

